Saygınkent Tiyatro Atölyesi’nde provalarımız devam ediyor.

Saygınkent Tiyatro Atölyesinde bu hafta “Ormandaki Sürpriz” isimli oyunumuzu son sahnesine kadar prova ettik. Ocak ayı sonunda sahnelemeyi planladığımız oyunumuzun tüm sahnelerini kabaca çalışmış olduk. Şimdi; Aralık ayı sonuna kadar ve Ocak ayının ilk iki haftasında sahnelerde ayrıntılar ve müzik çalışmalarına yoğunlaşacağız. Son iki hafta ise salon ortamında teknik provalar ve genel provalar ile sahneye çıkmaya hazır hale geleceğiz. Yazının devamı için »
Aşağıdaki yazım bu hafta yapmayı planladığım çalışmalar ile ilgili genel bir bilgilendirmedir.

Saygınkent Atölyesinde bu hafta;
Ormandaki Süpriz Konuk’u prova etmeye devam ediyoruz. Bu hafta “Tamtamlar ve Zeytinler arasındaki çekişme kızışacak. Ve Tamtamlar Zeytinler’in çalışamaması için onlara bir süpriz yapacak.” Yarıyıl tatiline yetiştirmeyi planladığımız oyunumuzun şu ana kadar üçte biri çalışılmış durumda. Aralık ortasından itibaren müzikli ve aksesuarlı çalışmalara da başlayacağız. Ocak ayının ilk haftasında ise oyunumuzun afiş ve diğer sahneleme hazırlıklarına başlayacağız.
Konak Atölyesinde bu hafta;
Perşembe grubumuzu çok özledik. Festival nedeni ile bir hafta ara verdiğimiz Şirinler’in provasına bu hafta devam ediyor olacağız. Ve şirinler bu hafta bencillik yaparken Gargamel’e yakalanacak. Şirin Baba ve Şirin Annenin ise bu duruma seviniyor olması bizi çok şaşırtacak. Yazının devamı için »
Nedim Buğral , 2 Aralık 2007. Eğitim Çalışmaları altında.
Yorum yok • Trackback • Kalıcı Link •
Aşağıdaki yazım 12. Uluslar arası Ankara Tiyatro Festivali için 29 Kasım’da oynadığımız oyunumuza ve festivale ait izlenimlerimi içermektedir.

Aslında başlık soğuk Ankara’nın soğuk festivali olacaktı. Oyuna çıkıp çıkmamayı bile bize düşündürten olayların ardından öyle bir seyirci ile karşılaştık ki yazının başlığı değişti. Yazının devamı için »
Nedim Buğral , 2 Aralık 2007. Yazılarım altında.
1 Yorum • Trackback • Kalıcı Link •
Aşağıdaki yazım bu haftaki değişik yerlerde dile gelen düşüncelerimden esinlenerek yazılmıştır.
Çirkin ördek yavrusu kuğuya dönüşmese, külkedisi saraya gelin gitmese, pamuk prensesi bir prens öpmese, keloğlan saraya girmese de köyünde eşeğiyle ve anacığıyla yaşamaya devam etse ne olur sanki.

Bu hafta ayrı zamanlarda ayrı çalışma alanlarımdan velilerim ile konuşurken hep şu örneği verdim. Tüm çocukları öğretmenler istedikleri kalıba sokabilseler. Yani eğitimle ve belki de genetik müdahaleler ile bu mümkün olsa ne olurdu? Her biri otur deyince oturan, kalk deyince kalkan çocuklar. Bilgiyi aynı biçimde almış, aynı cümleler ile konuşan, aynı yazan ve sırayı bozmadan yürüyen çocuklar. Bu düşünce gözümün önüne Pink Floyd’un bir klibini getiriyor. Bu klipte, makineden çıkan ve bir üretim şeridinde mekanik biçimde yürüyen çocuklar oldukça geriyordu izleyeni. Yazının devamı için »
Nedim Buğral , 2 Aralık 2007. Yazılarım altında.
1 Yorum • Trackback • Kalıcı Link •
Aşağıdaki yazım Konak Kültürevi 12-14 yaş gurubumun sahneleyeceği Hamlet oyunu için yapılan bir çalışmanın değerlendirmesidir.

Hamlet’i sahnelerken metnin önemli bir kısmını anlatarak ve basitleştirerek yaş gurubumuza uygun hale getireceğiz. Sadece tarihe mal olmuş tirad ve sahnelerinde aslına sadık kalacağız. Tabii bu durumda ekip ile birlikte çözmemiz gereken problem; hikayenin anlatılarak geçilen kısımlarının orotoryo gibi olmaması ve anlatı ile geçilen bölümlerin de tiyatral olabilmesi ve tempoyu düşürmemesi. Yazının devamı için »
Ankara Çağdaş Drama Derneği’nin Bursa’da sürdürdüğü liderlik kursu çalışmalarının 2.etabındaki çalışmalarımız Pazar günleri devam ediyor. Bu hafta da Kent Müzesi’nde “müze ve yaratıcı drama” başlıklı çalışmayı gerçekleştirdik. Aşağıda bu çalışmaya ait fotoğraflar ve çalışma ile ilgili kısa notlar bulunmaktadır.

Müze’nin gelenekler, örf ve adetleri tanıtan kısmında arkadaşlarımız hamamda tanışmayla başlayan, kız isteme ile devam eden ve kına gecesi ile sonlanan bir doğaçlamayı müzenin bu konu ile ilgili bölümünde yaptılar. Yazının devamı için »
Nedim Buğral , 19 Kasım 2007. Eğitim Çalışmaları altında.
Yorum yok • Trackback • Kalıcı Link •
Kemik kadrosu ile iki yılı aşkın süredir çalıştığım Konak Kültürevi 12-14 yaş grubumun bu yıl sahneleyeceği Hamlet için oyunculuk egzersizleri başladı.
Bu güne kadar kendi hikayelerini oynayan, geleneksel bir oyun, ardından da bir farsın altından başarı ile kalkan atölye grubum yeni döneme Hamlet’e yorum getirerek, yine farklı bir sahneleme anlayışı ile sahnede olacak. Oyunculuk anlamında 03 Kasım Cumartesi gününden itibaren statü doğaçlamları ve vurguları üzerine çalışan kadronun bu çalışma ile ilgili fotoğrafları aşağıdadır.

Yazının devamı için »
Nedim Buğral , 8 Kasım 2007. Eğitim Çalışmaları altında.
2 Yorum • Trackback • Kalıcı Link •
Aşağıdaki yazım Özel Şahinkaya Koleji’nde uygulamaya başladığım sürdürülebilir bir karakter oluşturma çalışmasının ilk basamağını ele almaktadır.
04 Kasım Pazar, Yaratıcı Drama Derneği’nin liderlik eğitim seminerleri 2. etabında sevgili hocamız Nalan OLGUN’un karakter yaratmakta resimden faydalanma çalışması aşağıdaki çalışmayı üretmeme esin olmuştur.

Yazının devamı için »
Nedim Buğral , 8 Kasım 2007. Eğitim Çalışmaları altında.
Yorum yok • Trackback • Kalıcı Link •
“Bizden Değilsin” 12.Uluslararası Ankaratiyatro Festivali’nde sahnelenecek.

29 Kasım Perşembe, Ekin Sanat Merkezi’nde saat:20:00′da Ankara’lı tiyatroseverlerle buluşacak olan oyunumuzun da yer aldığı festival programı için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.
www.ankaratiyatrofestivali.org
29 Ekim Pazartesi sabahı Seda Sayan’ın sabah programında küçücük bir kız çocuğuna istiklal marşınının tüm kıtalarını okutup, ardından programına; meselelerini stüdyoda halletmeye çalışan kavgalı insanlarla renklendirilen formatta devam etmesi üzerine aklıma takılanlar aşağıdaki gibidir.
Bir süre önce Elif, radyo sunumlarında çok dikkatli olduğunu ve capcanlı olması gereken bir sabah programında o canlılığın frenlenmesi gerekliymiş gibi hissettiğini söyledi. Saygınkent’te ki atölyemizde komşum olan Barbara’da bu Pazar, geliri yoksul öğrenciler için harcanacak olan Brunch’ı erteleme ihtimallerinden bahsetti. Neden ise belli: İçinde bulunduğumuz terör meselesi.
Bu site benim kişisel blog sitem olmakla birlikte belli bir misyon için oluşturuldu. İçinde çocuk, tiyatro ve sinema geçen cümleler aynı anda varsa işte genel olarak bu sitenin kapsama alanı içindeyiz demektir.
Üzülerek görüyorum ki küçücük çocuklara giydirilen asker kıyafetleri ve ellerine tutuşturulan silahlar ve ezberletilen intikam yeminleri aslında çocukların kapsama alanında değil. Elbette daha anaokulundan vatanı, vatanı vatan yapan unsurları çocuklara anlatmalıyız. Ama yukarda bahsettiğim gibi mi? Yoksa onların oyun ve hayal dünyalarını bilip, ona uygun yaşantılar, anlatımlar geliştirerek mi?
Kaş yapayım derken…
Nedim Buğral , 31 Ekim 2007. Yazılarım altında.
Yorum yok • Trackback • Kalıcı Link •