Haftada bir, salı günleri güncellenir.

AFACANLAR SAHNEDE BÜYÜYOR

2010 yılında sahnelenen ilk oyunum “Afacanlar İzci Kampında” 24 ocak 2010 Pazar akşamı saat:20:00 da Konak Kültürevindeydi. Oyun ile ilgili izlenimlerim ve fotoğraflar aşağıdadır.

Benimle ilk çalışmalara başladığında hepsi de okuma yazmayı öğrenmemişti. Hatta daha okulöncesi eğitim hayatlarına da başlamamışlardı. İlk gurup çalışmalarıydı drama. Ve ilk çalışmalarda birlikte çember olmayı bile başaramıyorduk. Şimdiyse sahneye alışmış, tiyatronun seyirciye yapılan bir iş olduğunun ayırdına varmış minik oyuncular vardı sahnede. Hepsi de sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirdiler. Üstelik sahneye çıktığımız bu oyun toplam altı Cumartesi çalışması, iki de oyun öncesi prova olmak üzere toplam sekiz adımda çalışıldı.

121.jpg Yazının devamı için »

2010 YILI OYUN VE PROJELER TAKVİMİM

2010 yılında gerçekleştirmeyi düşündüğüm işler aşağıdaki gibidir.

Yıllardır eleştirdiğim fakat değişmesi için hiçbir şey yapmadığım; izleyiciyi de, sahnede olanı da sıkan oratoryo işine bu yıl bulaşıyorum. Öncelikle sahnede sunum yapanın da kendinden katacağı, izleyiciye yeni bir şeyler anlatan ve aslında savaşa karşı, savaşı övmeye karşı bir düşünsel özü olan Çanakkale destanı oluşturacağız. Şahinkaya’da ve 18 Mart haftasında.

Mart ve Nisan ayında 3.Geleneksel Tiyatro Şenliğimizi yapacağız Şahinkaya Koleji’nde. Şenlikte 2. sınıflar “İzci Kampında”, 4.sınıflar “Ormandaki Sürpriz Konuk”, 5.sınıflar ”Jasmin’in Rüyası”, Geleneksel Tiyatro Topluluğumuz “Kanlı Nigar”, Klasik Tiyatro Topluluğumuz “Pandora’nın Kutusu”, Lise Tiyatro Topluluğumuz “Hamlet” oynayacak. Ayrıca şenlik kapsamında belgesel gösterimi ve söyleşiler de yapacağız. Yazının devamı için »

TİYATRO YARIŞMA DEĞİLDİR

Aşağıda yazan kampanyayı tüm yüreğimle desteklemekteyim.

Kültür ve sanatın rekabet, tüketim ve bir yargılama aracı olarak kullanılması biz eğitimciler açısından kabul edilebilecek bir durum değildir. Kültür-sanat alanında yarışmalar yoluyla oluşturulan aşırı rekabetçi mantık ve bu mantığın ürünleri olan jüri, sanat otoritesi, starlık gibi kavramlar yetişkinler gençler ve çocuklar üzerinde kalıcı hasarlar bırakmaktadır.

Türkiye’de çocukların ve gençlerin kendi yaptıkları tiyatro söz konusu olduğunda gündeme gelen en önemli tartışmalardan birisi yarışma mantığında düzenlenen organizasyonlardır. Yarışma ve rekabet mantığı çocuk gelişimi açısından olumlanabilecek bir durum değildir. Özelikle de sanat üretimi söz konusu olduğunda aşırı rekabete dayalı yarışmacı mantığın öne çıkması pedagojik kalıcı hasarlar açığa çıkarmaktadır. Sanatsal performansın kazanma/kaybetme, yenme/yenilme, elenme/eleme gibi terimlerle değerlendirilmesi çocuğun ve gencin sanat yapma hevesini olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden de, yarışma formatında organizasyonlar yapılmamalıdır. Bunun yerine çocukları sanat üretimine teşvik edici, geleceğin sanat üreticisi ya da bilinçli seyircisi olmaları için eğitim ve dostluk temelinde organizasyonlar tercih edilmelidir. Yazının devamı için »

RAKAMLARLA 2009 YILIM

2009 yılı böyle geçti. Rakamları yazmak çok kolay. Ama her birinin ortaya çıkması için sarf edilen zaman ve emeği hesap ettiğimizde ortadaki tablonun anlamı epey farklılaşıyor.Benimle birlikte yürüyen tüm dostlara bu ürünlerin var olmasındaki katkılarından dolayı teşekkür ederim.

Yıl içinde sahneye çıkan miniklerin oynadığı oyun sayısı: 11

Hayvanat Bahçesinden Kaçış, Bir Orman Hikayesi, Oyuncakların Hikayesi, Kahraman Karıncalar, Kahraman Arılar, Jasmin’in Rüyası, Uzaydan Gelenler, Bir Kukla Hikayesi

Yönettiğim Gençlik Oyunları: 5

Elbise Sevdası, Bodrum Katında, Romeo Juliet’e Bakmak, Pandora’nın Kutusu

Oynadığım Yetişkin Oyunu:2

“Testosteron” ve “Kat 6 buçuk”  

Oynadığım Gölge Oyunu: 3

“Deli Dumrul”

 

Yönettiğim Oyun: 9 kez sahnelendi

“Kat 6 buçuk”

Katıldığım Etkinlikler:

15.Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Semineri “Roberta SECCH” –Çalıştay Lideri

 Ulusal Oyun Yazarları Sempozyumu

Akdeniz Çocuk Tiyatrosu Festivali – Tunus “Oyun yazarı olarak”

Nilüfer Tiyatro Festivali

U.Ü.O. Tiyatro Festivali

Çağdaş Drama Derneği Liderlik Eğitimi 5. aşama – Ankara

 

Profesyonel Oynanan Oyunum “İki Bavul Dolusu”  Erzurum Devlet Tiyatrosu

1129.jpg

Fotoğraf Erzurum Devlet Tiyatrosunun Tunustaki sahnelemelerinden birinde çekilmiştir.

ŞAHİNKAYA’DA KUKLA KASABASI

Aşağıdaki yazım, Özel Şahinkaya Koleji birinci sınıf öğrencileri ile çalıştığım birbiri ile bağlantılı bir dizi drama çalışması hakkındadır.

Kuklalar aracılığıyla ile drama oyunları, çocukların ilgisini en çok çeken tekniklerden biridir. Kukla draması, kukla perdesinin olmaması ve kukla oynatmaya, çocukların tümünün katılması yönünden, kukla tiyatrosundan ayrılır. Kukla dramasında seyirci rolünde olan çocuklar bulunmaz. Gruptaki çocukların her birinin elinde, canlandırılacak karakter ya da nesnelerin kuklaları bulunur ve drama oyunu kuklalar aracılığıyla oynanır.

Bazı çocuklar, kendilerini bir grubun önünde ifade etmekte zorluk çekerken, bir kuklayı ellerine aldıklarında kendilerini daha güvende hissederek konuşabilirler. Kumaş ve karton gibi malzemelerden yapılmış, parmak ve el yardımı ile oynatılabilen kuklalar, çocukların doğrudan doğruya dışa vuramadıkları iç dünyalarını, yaşantılarını ifade etmelerini kolaylaştırabilir. Ayrıca, çocukların, kuklaların sözlerine ve hareketlerine tepki vermeye, eğitimde kukla draması tekniğinden daha çok yararlanılmasının uygun olacağı ileri sürülebilir.

(Prof. Dr. Alev Önder - 2007)

210.jpg

Yazının devamı için »

CESARET ANA VE ÇOCUKLARI

Konak master grubu iki yıl önce sahnelediği bir dünya klasiği Hamlet‘ten sonra bu yıl da Cesaret Ana ve Çocukları‘nı sahneye aktaracak.

1515151515.jpg

Ekim ayında başlayan çalışmalarımızda ilk ay oyunun hikayesi-fikri üzerine drama çalışmaları yapıldı. Kasım ayından itibaren ise sahneler üzerine çalışmaya başladık.  Oyunu sekiz sahneye ayırdık ve her sahnede sadeleştirmeye giderek çalışıyoruz. Aralık ayı tamamlandığında ilk üç sahne tamamlanacak. Ocak ve Şubat aylarında oyunun tümü çalışılmış olacak. Mart ayında yapacağımız teknik provalar ile Nisan ayında seyircimiz ile buluşacağız.

Oyun her Cuma akşamı saat:19:00 ile 21:00 arası Konak Kültürevinde çalışılmaya devam ediyor. Yazının devamı için »

BİR PADİŞAH, BİR İNSAN

“Bir insan, bir padişah” isimli projede Fatih Sultan Mehmet’in hayatından dört kesit oynayacağız.

Bu proje ile amaçlanan belli başlı kazanımlar aşağıdaki gibidir.

1) Gerçek bir olay yada kişiden yola çıkarak bir hikaye yaratabilmek,

2) Oyun kişisini oluştururken çevresel koşullara göre davranmak,

3) Bir oyun oluştururken, oyunda kendi düşünsel özünüz ile hareket etmek,

4) Drama tekniklerini kullanarak tarihi bir kişilikten yola çıkarak yaratıcılığımızı geliştirmek,

5) Araştırmaya özendirmek, öğrendiklerimizi yorumlayabilmek ve oyunumuzda kullanabilmek.

Fatih Sultan Mehmet’in hayatını sırası ile aşağıdaki gruplarım oynayacaktır.

Cumartesi 12:30 grubu: Sultan Mehmet’in çocukluğu. Sultan Mehmet sarayda ve arkadaşsız büyümektedir. Saray duvarları dışında ise sokaklarda özgürce oynayan çocuklar saray duvarları içinde ne olduğunu merak eder. Bir gün duvarda gördükleri bir yarıktan içeri gizlice giren çocuklar Sultan Mehmet ile tanışır ve macera başlar.

cts-1230.jpg

Yazının devamı için »

AMA TİYATRO KORKAKLARIN İŞİ DEĞİL Kİ!

Öncelikle son zamanlarda bu siteyi çok seyrek aralıklarda güncellediğim için duyduğum rahatsızlığı paylaşmak isterim. Yazın düğün, ekim ayından itibaren Testosteron provaları derken üç yıldır istikrarla süren güncelleme çabam sekteye uğradı. Ama bu sezon da dolu dolu geçecek ve bundan sonra her hafta burayı güncellemek için daha yoğun bir çabam olacak. Okulda “Hamlet”, Konakta “Cesaret Ana ve Çocukları” gibi sadeleştirilmiş klasikler; “bir insan bir padişah” konak grupları ile yürütülen drama/oyun projesi ve drama derslerinde kukla kullanımı sırası geldikçe buradan paylaşılacak.

Bu gün, 20 Kasım’da oynamaya başladığımız Testosteron’un ardından ilk aklıma gelenleri paylaşacağım.

“Testosteron” yedi erkeğin, anormal bir durumun ardından bir arada geçirdiği bir süreçte kadınları-ilişkileri masaya yatırması üzerine kurulu bir oyun. Hem de tam da erkekçe. Alkol eşliğinde bol küfürlü ve kavgalı gürültülü!

Özellikle konaktaki velilerim ve çalıştığım okuldaki yöneticilerime oyundan bahsederken oyuna nasıl bir sansür uyguladığımı fark ettim. Oyuna yarım ağız davet ederken oyunun bol küfürlü olduğunu ve bunu dikkate alarak gelmelerini önerdim.

Çalıştığım okulda öğrencilerime, Konak Kültürevi’nde minik oyuncularıma her fırsatta sanatın özgürlüğünü vurguluyorum. Ama ben nereye kadar özgür düşünüyorum. Benim sınırım, cesaretim nereye kadar.

14141.jpg Yazının devamı için »

KONAK KÜLTÜREVİ EKİM AYI NOTLARI

Konak Kültürevi’nde 2009-1010 döneminde “Bir İnsan-Bir Padişah” temalı çalışmamız başladı. Dört grubumda ortalama 40 öğrencimin katıldığı proje Mart ayında sahnelenecek ve “Bir İnsan-Bir Padişah” isimli oyun ile son bulacak.

55555.jpg

Çalışmanın İçeriği;

*Tiyatroda dönem oyunları oynarken o dönemin koşullarını incelemek, anlamak, yansıtmak.

*Bir hikaye oluştururken hikayemiz için gerçek tarihi kişilikler ve olaylardan yararlanmak.

*Tarihe mal olmuş kişilerin de birer insan olduğunu hatırlamak. Onları tüm yönleri ile kavramak.

*Araştırmak, araştırıp bulduğumuz bilgileri dönüştürmeyi deneyimlemek. Yazının devamı için »

“TESTOSTERON” PROVALARI BAŞLADI

Mavi Balon Gösteri Hizmetleri 2009/2010 sezonu oyunu “Testesteron - Andrezj Saramonnwicz” provaları başladı. Ertan Ekmekçi’nin yönettiği oyunda, Levent Yılmaz, Nedim Buğral, Özgürtürk Çalık, Necati Arpacı, H.İbrahim Arat, Ozan Taylan, Osman Dönmez rol alıyor.

Oyun Bursa’da As Kültür Merkezi, Görükle ÇEK sahnesi, Uğur Mumcu ve Konak sahnelerinde Kasım ayının üçüncü haftasından itibaren her haftasonu seyircisi ile buluşacak.

2222225.jpg

11125.jpg

Hakkımda

1975 Almanya doğumluyum. Tiyatro yaşamıma Uludağ Üniversitesi Oyuncuları ile başladım. Halen Mavi Balon Gösteri Hizmetleri adına bazı oyunlarımı sahnelemekteyim. 2007 – 2008 sezonunda Konak Kültürevi’nde tiyatro eğitimi vermeye devam etmekteyim. Özel Şahinkaya Okulları’nda tiyatro eğitmeni ve sanat yönetmeni olarak çalışıyorum.

Daha fazlası...


Kapat
E-posta ile paylaş