Haftada bir, salı günleri güncellenir.

1 Aralık 2009

AMA TİYATRO KORKAKLARIN İŞİ DEĞİL Kİ!

Öncelikle son zamanlarda bu siteyi çok seyrek aralıklarda güncellediğim için duyduğum rahatsızlığı paylaşmak isterim. Yazın düğün, ekim ayından itibaren Testosteron provaları derken üç yıldır istikrarla süren güncelleme çabam sekteye uğradı. Ama bu sezon da dolu dolu geçecek ve bundan sonra her hafta burayı güncellemek için daha yoğun bir çabam olacak. Okulda “Hamlet”, Konakta “Cesaret Ana ve Çocukları” gibi sadeleştirilmiş klasikler; “bir insan bir padişah” konak grupları ile yürütülen drama/oyun projesi ve drama derslerinde kukla kullanımı sırası geldikçe buradan paylaşılacak.

Bu gün, 20 Kasım’da oynamaya başladığımız Testosteron’un ardından ilk aklıma gelenleri paylaşacağım.

“Testosteron” yedi erkeğin, anormal bir durumun ardından bir arada geçirdiği bir süreçte kadınları-ilişkileri masaya yatırması üzerine kurulu bir oyun. Hem de tam da erkekçe. Alkol eşliğinde bol küfürlü ve kavgalı gürültülü!

Özellikle konaktaki velilerim ve çalıştığım okuldaki yöneticilerime oyundan bahsederken oyuna nasıl bir sansür uyguladığımı fark ettim. Oyuna yarım ağız davet ederken oyunun bol küfürlü olduğunu ve bunu dikkate alarak gelmelerini önerdim.

Çalıştığım okulda öğrencilerime, Konak Kültürevi’nde minik oyuncularıma her fırsatta sanatın özgürlüğünü vurguluyorum. Ama ben nereye kadar özgür düşünüyorum. Benim sınırım, cesaretim nereye kadar.

14141.jpg

Oyunun ilk provalarında seyirciyi ne kadar güldürürüz, bunun için kestirme yollar neler vb. bir şey konuşmadık. Devamında da. Dünyayı yöneten güç Testosteronu tartıştık. Uzun uzun insanlık tarihi ile birlikte ilişkiyi tarttık. Bazen tartışmalarımız çıkmaz sokaklarda kayboldu. Çoğunlukla hemfikir olduğumuz şeyler vardı. Ve macera böyle başladı. Şimdi de seyirci ile birlikte yeni bir yolda devam ediyor aynı macera. Her seyirci başka bir beyin. Hepsinin algısı, öncelikleri, beklentileri bambaşka. Bazıları sadece gülecek ve bu kadarı ile memnun ayrılacak oyunumuzdan. Bazıları biraz daha derine inecek ve durumun-dialogların dediğini yorumlayacak. Oyun provalarında bizim gördüklerimizi görecekler veya kendilerinden bir şeyler ekleyecekler ve hayat akmaya devam edecek. Oyun ergen çağdan itibaren herkese hitap ediyor. Ve oyundaki küfrün daha fazlası okulda var, sokakta yada sanal ortamda. Evet küfür bol ve müstehcen bir oyun. Ama içinde bulundukları durumda bu yedi erkeğin TRT spikerleri gibi oynaması beklenemezdi. Bu oyunda her şey normal. Hayatın içinde olduğu kadar.

Ve kendimden utandım bu yazıyı yazana kadar. Bu bir içdöküştür. Bu bir oyuncu olarak sınırlarım olduğunu fark ediştir. Cesurmuş gibi olduğumu fark ediştir. AMA TİYATRO KORKAKLARIN İŞİ DEĞİL Kİ.

Bu Yazıyı Paylaşın

Yorum Ekle

XHTML: Kullanabileceğiniz taglar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>



Takvim

Aralık 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kasım   Ocak »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Kapat
E-posta ile paylaş