04/10 Mayıs tarihleri arasında Mavi Balon-Çağdaş Eğitim Vakfı sahnesinde onaltı oyun ve bir atölye çalışmasının yer aldığı festival amacına uygun bir biçimde devam ediyor.

Öncelikle üniversite tiyatroları ve mezuniyet sonrası amatör tiyatro oluşumlarını misafir eden Uludağ Üniversitesi Oyuncuları bu yıl pek çok açıdan önceki festivali yukarı taşımayı başardı. Öncelikle seçilen oyun ve gruplara bakıldığında Üniversite Tiyatrolarının popüler çizgiden uzak seçim yapabilme lüksünü ıskalamaması ve seyirci düzey ve kaygısı gütmeksizin seçimlerini yapması; izleyicisini yukarı taşımak ve U.Ü.O.’nun entelektüel algısını geliştirmek adına önemlidir. Bursa’da öncü yada deneyen tiyatro yapılarının da azlığı dikkate alındığında Bursa için de sonuçları hemen ölçülemeyecek ciddi bir kazanımdır bu festival.
Festivale dair sevindirici bir diğer durum da yoğun seyirci ilgisi. Her oyunun merdivenlerde dahi izleyicisi olması Görükle de bir sahne seçimi ve etkili tanıtım ile açıklanabilir. Umarım önümüzdeki yıllarda da bu seyirci ilgisi devam eder.
Festival programı: http://uuo.uludag.edu.tr/festival.htm

Kat 6 buçuk hakkında fuaye notları;
Oyuncularımızdan Savaş’ın babasının geçirdiği elim trafik kazası sonucu Savaş’ın oynayamayacak olması nedeniyle oyunumuzu festivalde oynamama ihtimalimiz çıktı. Hem Savaş’ın bizden ricası, hem de kadrodaki arkadaşların fedakarlığı (yeni provalar ve üstlerine binen benim yüküme rağmen) oyunu oynama kararımızda etkili oldu. Bu seyirciyi ilgilendiren bir durum değil ama bir oyuncunun yerine bir buçuk prova ile başka bir oyuncunun oynayacak olması oyunun özellikle temposu açısından zorlayıcı bir durumdu. Oyunu kendi şartlarımızda oynamak yerine sahneden salona ve üçyüzün üzerinde bir izleyici grubuna oynamak zorunda olmamız da istemediğimiz ikinci durumdu.
Oyunun sonunda sadece Uludağ Üniversitesi Oyuncuları’nın katılım gösterdiği fuaye değerlendirmeleri-eleştirileri pek çok arkadaşın oyunun oynamak istediğimiz asıl biçimini de izlemiş olmaları nedeni ile verimli geçti. Lerzan tamamen gerilim olan ve çeşitli trajedelerin bir araya geldiği ve sonrasında ortak bir trajedinin yaşandığı bu hikayede seyircinin pek çok yere gülmesini nasıl değerlendirdiğimizi sordu. Açıkçası beklediğimiz bir tepki değildi ve oyuna gülmeleri oyunun içinde oldukları anlamına da geliyor. Fakat küfre dahi komik algısı ile yaklaşan seyircinin genel ortalamasının beni düşündürttüğü de bir gerçek.
Özer oyunun girişinde yakalanan farklılığın asansör içine girildikten sonra devam etmediği ve bu da kendisindeki bazı beklentileri boşa çıkarttığını söylerken haklı sayılabilirdi. Orada da açıkça yanıtladığım gibi bazen tasarladığınız bazı yeni şeyler izin cesaret engelinize takılabilir. Oyunun devamına ilişkin de yazarken denenen ve not alınan bazı mizansen-sahneler anlaşılabilirlik kaygısına takıldı ve sahnede vücut bulamadı.
Aytek arayışımızın bu güne kadar bize neler kattığını ve elimizde somut kazanımlar olup olmadığını sorarken kulübe de bu denemelerden edindiğimiz tecrübeleri aktarmamızı istedi.
Bir diğer taraftan Ertan, Mavi Balon’un kuruluş ve gelişim hikayesini anlatırken mezuniyet sonrası tiyatro yapmak isteyenlerin çizgilerini koruyarak Mavi Balon içinde nasıl tiyatro yapılabileceği ile de ilgili bir örnek olarak gösterdi oyunu.
Bahsedilebilecek çok şey var. Kendimize dönüp söyleyeceğimiz çok şey var. Seyircimiz hakkında da konuşacak çok şey var. Festivale ait önerilecek şeyler de var. Ama zaman yok. Zaman yetmiyor, geçti her şey ve geçmişte kaldı…