Aşağıdaki yazı tıpkı bir önceki projemiz Ada’ da olduğu gibi bir sürecin hikayesidir ve alternatiftiyatro.net’te yayınlanmıştır. Son oyunun son selamı verilene dek sürecek bir arayışın paylaşımıdır. Bu süreci ele alırken samimi ve anlaşılır olmaya çalışacağım. Ve başarabilirsem uzatmadan bölümler halinde oyunun biçimi, içeriği, prova süreci, oyun değerlendirmeleri, oyuncu-seyirci görüşleri hakkında başlıklar halinde bir dizi yazı yayınlayacağım. Ve bu sayfada oyuncularımın, seyircinin de görüşlerini noktasına virgülüne dokunmadan yansıtacağım.
Önce ‘biçim’;
Daha önceki yazılarda burada değindiğimiz için yine üzerinde ayrıntılı durmaya niyetim yok ama çok genel olarak ‘biçimde’ çıkış noktamız şu: Neye alternatif olduğumuz belli, niye alternatif olduğumuz da. Ama alternatifin ne olduğunu söylemek mümkün değil. O bir arayış.
Peki neye alternatifiz? Egemen tiyatro anlayışına. Salon alışkanlıklarına ve tümü olmasa da tümüne yakın çerçeve içinde oynanan oyunlara.
Niye alternatifiz? Tiyatro sevici seyirciye, kolay alıcıya, sorgulamadan izleyenlere.
İzleyicimizin geleceği alanda tedirgin bir başlangıç, daha ilk andan farklı bir karşılama, podyumlar arasında oyunun içinde ortaya konan ve düşüncenin seyirci için kaçınılmaz bir parçası olma durumu.
Yapılan her tiyatro oyununa ve tiyatroda emek sarf eden herkesin emeğine saygım var. Günümüz tiyatrosu nerede, bizler neresindeyiz, çağcıl yazarlarımız, tasarımcılarımız neyi sorguluyor, hangi sularda yüzüyorlar… Ufkum okuduğum ve izlediğim oyunlarla sınırlı. Yani toplamın çok küçük bir parçasıyla. Fakat şunu biliyorum ki çağın gerisinde kalmamak demek görüleni aynen uygulamak demek de değil.
Biz üretenler bu kültürün neresindeyiz, alıcımız nerede, bir tiyatro olayı için tiyatronun bileşenleri ve ilişkide olduğu disiplinler yerel boyutta hangi aşamada? Bunu çözümlemek gerekli. “Kat 6 buçuk” uzun bir arayışın devamı. “Ada” projesi ile başlayan arayışın. Ve hala arayışında eksenine; az seyirciye, sahne dışı alanlarda ulaşmaya çalışan denklem yerleştirmiş durumda.

Oyunun ‘biçimsel’ arayışı oyunu yazmamdan, sahneleme tekniğine, prova sürecindeki çalışmalara kadar pek çok şeyi de etkiledi. Sırası geldikçe tüm bunları da paylaşacağım. Oyunun bu şekilde oynanışının seyirci üzerindeki etkisini yine yazacağım.
Kazanım kriterim çok basit. Oyun boyunca düşünerek izledim ve oyundan çıktığımda hala düşünmeye devam ettiğim şeyler vardı. Evet bu ve bunun türevi şeyler söylemeli izleyici. Oyuncu değerlendirmemeli, duygularına kapılıp gitmemeli, sadece eğlendim dememeli vb. vb. vb.

