Kesin sayı vermek zor ama dört yılı geride bıraktığımız Konak Kültürevi çalışmalarında bu güne kadar minik tiyatrocular toplamda 50’ye yakın sahne aldılar. Yüzlerce minik oyuncu ve binlerce seyirci tiyatromuzun kendine has dili ile tanıştı.

Konak Kültürevi tiyatro çalışmalarının ilk döneminde oyuncularımın sahnede gerilmeden, eğlenerek var olmaları ilk hedefti. Kendi dillerinde, ezberden uzak, doğaçlama esnekliği olan oyunlar ile sahneye çıktılar ve bir sürü sürprize de sahnede imza attılar. Oyunlarının tümünde öncelik tiyatro yolu ile büyük dünyasından öğüt vermek yerine, küçüklerin dünyasından büyüklere kendimizi ifade edebilmekti. Yetişkin beğenisini göz ardı ederek risk aldık ama bu riskin ardından öncelikle oyuncularımızda sahneye ve yönetmenlerine ciddi bir inanç sağladık. Bu oyuncularımın ailesine de yansıyınca ilk dönemin ardından geriye baktığımda büyük bir tiyatro ailesi oluşturduğumuzu fark ettim, gururlanarak. Küçükler gözümüzün önünde büyüdü. Biraz büyükler Hamlet’i sahneleyecek kadar hızlı büyüdü! Ve herkes birbirinin oyununu izler olmaya başladı. Yaklaşık 60 kişilik bir aile ve onların sürükledikleri ile minik tiyatronun da kemik bir izleyicisi oldu. Ve geriye bakıldığında bu büyük ailenin beni abisi olarak minik ailelerinin içine aldıklarını gördüm. Pek çok aile ile bir eğitmen-veli ilişkisinin ilerisinde bir ilişki gelişti. Samimiyetin, iyi niyetin ve desteğin anlamını karşılıklı yaşayarak sözlük tanımının çok ötesine vardırdık kendimiz için.
Ne mutlu ki yeni döneme yaklaşık 60 öğrencimin tamamı ile devam edeceğim. Bu süreklilik çalışmalarda derinlik, çalışmalarda derinlik ise yenilik demek. Daha çok emek ve doğru tespit edilmiş açıklara yönelmek demek. İşte bu düşünce ile geride kalan dönemi analiz ederek yeni bir döneme giriyorum Konak Kültürevi’nde.
Yeni dönemde sadece sahne tecrübesi olan oyuncular ile estetiği ve sahnede otokontrolü, ekibin bir parçası olmayı daha da öne çıkaran çalışmalar yapacağım. Ve yeni dönem çalışmalarımın içeriği, hedefi ve deneyimlenenler üzerine buradan sıkça yöntem yazıları yazacağım. Bir risk daha alıyorum. Son dört yıl bizi buraya taşıyan artık uyurgezer halde bile çalışabileceğim yöntemi terk ediyorum.


