Haftada bir, salı günleri güncellenir.

24 Aralık 2007

GEZİ - ULUABAT GÖLÜ

Bu hafta ilk gezi fotoğraflarımızı yayınlamaktan heyecan duyuyorum. Uluabat gölüne ilk gün Dorak Köyünden baktık. Göle batan güneşe tepeden bakmak tarifi zor bir lezzetti. Ertesi gün tarifi zor bir gün batımını da Gölyazı köyünden izledik. Uluabat ve Gölyazı ile ilgili alıntılar aşağıdaki gibidir. Fotoğraflar Kemal Uğurlu, Deniz Uruş, Nedim Buğral

gunbatimii1.jpg

golyazi2.jpg

Gölyazı Köyü ve kıyısına kurulduğu antik adı Apolyont olan Uluabat Gölü çoğu zaman sisler içerisindedir. Derinliği sadece iki metre olduğu için suyu genellikle bulanıktır. Yer yer sazlık da olsa kıyıları, ağ ören ve onaran kadınları, kıyıda bekleyen sandalları ile kara ortasında sahil köyü izlenimi veren Gölyazı gerçekten ilginç ve hoş bir köy. Bir köprü ile karaya bağlanan küçücük adasının meydanında kahveler, cami ve öylece gölgede oturan insanlar göreceksiniz. Bununla yetinmeyin, otomobilden inip adanın etrafını dolaşın. Ara sokaklara girin. Adayı çevreleyen antik Lapedium kentinin kalesinin kısmen ayakta kalan surlarını izleyin. Antik kentin taşlarını bir bahçe duvarının parçası, bir evin temel taşı olarak göreceksiniz. Ova tarafında zeytin ve armut yetiştiren köylülerin asıl geliri gölden çıkan kerevit. Bir tür tatlı su ıstakozu olan kerevit ihraç ediliyor. İstiklal Savaşına kadar Rum köyü olan Gölyazı’nın şimdiki sakinlerinin çoğu mübadelede Selanik’ten gelmişler, balıkçılığı burada öğrenmişler. Gölde turna, biraz sazan çıkıyor. Köylülerin “Feki” dediği küçük bir balık türü en çok çıkanı. Köy yalnız balıkçılıkta değil, ticarette de ustalaşmış. Türkiye’nin dört bir yanından balık alıyorlar ve ihraç ediyorlar. Nahcıvan’dan bile balık geliyormuş. Ama bir zamanlar kerevitten sağladıkları iyi kazancı yitirmişler. Kerevit eskisi kadar bol değil. Sorarsanız herkes başka bir neden ileri sürüyor. Ama galiba hepsi birden etkili olmuş. Nilüfer Çayı Bursa’nın bütün pisliğini göle taşıyor, köyün lağımları da göle akıyor, fazla ve kötü avlanma da eklenince bugüne gelinmiş. Balıkçılar ise göçmen kuşların taşıdığı mantar hastalığını ileri sürüyorlar.

Alıntı: GeziTürkiye.com

golyazi1.jpg
golyazi3.jpg
gol1.jpg

gol2.jpg

Göle isimini veren Uluabat Köyü’nün İÖ.12.yüzyılda kurulduğu belirtilmektedir. Yine, göle ismini veren başka bir köy olan Apolyont (Gölyası Köyü) Köyü ile Halilbey Adasında eski yerleşimlerin izlerini taşıyan eserler (tarihleri hakkında bilgi bulunamamıştır.) bulunmuştur. Tüm bunlar göstermektedir ki bugün olduğu gibi yüzyıllar boyunca da binlerce insan gölle iç içe yaşamış ve Uluabat Gölü, bu insanların beslenmesine ve geçimlerine önemli katkılar sağlamıştır.

Rakım : 9.00 m.

Ortalama göl alanı : 5.700 hektar

Alıntı: Çevreorman.gov

gol3.jpg

agac2.jpg
agac1.jpg

cocuklar-1.jpg

cocuklar2.jpg

  • Bursa’nın Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçeleri arasında bulunan sığ, bulanık (kil ihtiva ettiği için) bir tatlısu gölüdür.
  • Türkiye’nin 10. büyük gölü olan Uluabat, Avrupa ve Ortadoğu’nun en önemli sulak alanlarından birisidir. 21 çeşit balık bulunan göl, plankton ve dip canlılığı bakımından çok zengindir. Türkiye’nin en geniş nilüfer yataklarına sahip gölüdür.
  • Mustafakamalpaşa Çayı (Kirmastı) gölü besleyen başlıca akarsudur. Çayın göle karıştığı yerde küçük bir delta oluşmuştur. Gölün fazla suları Uluabat Deresi ile Susurluk Çayı’na, Susurluk Çayı aracılığıyla da Marmara Denizi’ne boşalır.
  • Uluabat Gölü üzerinde en büyüğü Halilbey Adası olarak isimlendirilen yedi ada bulunur. Göl çevresinde 17 köy yer almaktadır.
  • Uluabat Gölü, bu adı kıyısında M.Ö 12. yüzyılda kurulan Uluabat Köyü’nden almıştır. Apolyont adı ise eski bir yerleşim yeri olan Apolyont (Gölyazı) Köyü’nden gelir.
  • Dip canlıları ve planktonlar bakımından zengin oluşu nedeniyle gölde yüzbinlerce kuş yaşar. Yokolma tehlikesi bulunan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanı Uluabat Gölü’dür. Yokolma tehliksi içindeki bir başka kuş türü olan tepeli pelikanın da önemli kışlama alanlarından birisidir. Göl çevresinde su samuru, çakal, tilki, porsuk gibi hayvanlar da yaşamaktadır.
  • Gölün güney ve batı kıyılarında çok geniş sazlıklar bulunur. Diğer kıyılarında tarım alanları ve söğütlükler vardır. Göl suları tarım alanlarını sulamada kullanılır.
  • Gölde balıkçılık yapılır. Balıkçılık, Uluabat kıyısındaki köylerden Gölyazı Köyü’nün en önemli ekonomik etkinliğidir. En çok turna ve sazan avlanır.
  • Bir zamanlar Türkiye’nin kerevit ihtiyacının %30′unu karşılayan gölde 1986′da başlayan mantar hastalığı nedeniyle kerevit üretimi bitmiştir.
  • 1980′li yıllardan bu yana gölde önemli bir kirlenme başlamıştır. 1998 yılında Ramsar Sözleşmesi kapsamında korumaya alınmıştır.

Alıntı: bursadayasam.blogcu.com

Bu Yazıyı Paylaşın

Yorum Ekle

XHTML: Kullanabileceğiniz taglar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>




Kapat
E-posta ile paylaş