Haftada bir, salı günleri güncellenir.

2 Aralık 2007

SOĞUK FESTİVAL, SICAK İZLEYİCİ

Aşağıdaki yazım 12. Uluslar arası Ankara Tiyatro Festivali için 29 Kasım’da oynadığımız oyunumuza ve festivale ait izlenimlerimi içermektedir.

weeeeee.jpg

Aslında başlık soğuk Ankara’nın soğuk festivali olacaktı. Oyuna çıkıp çıkmamayı bile bize düşündürten olayların ardından öyle bir seyirci ile karşılaştık ki yazının başlığı değişti.

Kızılay’da epey uğraştıktan sonra Ekin sahnesini bulduk. Bize ilk saygısızlığı Ankara trafiği yaptı. Ne dekorumuzu indirebildik sağlıklı bir şekilde, ne de kendimizi. Tuhaf Ankara trafiğinden sonra soluklanıp dekorumuzu taşıyıp kendimize geliriz diye düşünürken Ekin tiyatrosundaki salon görevlisi bize suratsız bir karşılama ve asabi uyarılarda bulununca biraz önceki Ankara trafiğini arar olduk. Öyle güzel bir ev sahipliği ile karşı karşıya kaldık ki yıllardır özel tiyatro ve politik tiyatro da önemli bir köşe taşı olarak gördüğüm Ekin Tiyatrosu bir kişinin saygısız ev sahipliği ile gözümde eriyip gidiverdi. Ardından festival adına bizi karşılamaya gelen öğretmen arkadaş işlerin çok yoğun olduğunu söyleyip 18:30 gibi yeni bir görevlinin geleceğini söyledi ve yanımızdan ayrıldı. Kendi başımıza yemeğimizi yedik ve saat 19:30’a kadar da kimse gelmedi. Oyuna doğru iki genç kız ellerinde çiçek ve bir plaket ile gelip kalamayacaklarını, Oyun Atölyesinin oyununu izlemeye gideceklerini söyledi. Ve plaketi sahnede kendi kendimize verip veremeyeceğimizi büyük bir pişkinlikle sordular!

Seyirci gelecek mi? Ekin sahnesinin somurtkan görevlisi mi fuaye organizasyonunu yapacak, biz neden buradayız? Mütevazi tavırlı olmamız bizi müsamere yapan iki tiyatro heveslisi gibi gösteriyor galiba derken oyun saati yaklaştı.

Çocuğunu, torununu alıp gelmiş insanlar, genç çiftler ve oyun sonrası çocuk tiyatrosu, kukla tiyatrosu yaptığını öğrendiğimiz meslektaşlar ile salonumuz bizi şaşırtacak ve mutlu edecek kadar dolmuştu.

Sahnede oynadığımız oyunumuzla ile ilgili değerlendirme yapmak bize düşmez ama konusunun değerini “ırkçılık, ayrımcılık meselesi” algılayan ve yedi yaş algısına bu şekilde indirgendiğini gören eğitimciler, anne babalar ve meslektaşlar alkışlarına bravo sesi de ekledi. İşte Ankara bizim için birden ısınıverdi. Geriye ne festival kaldı, ne de bireylerin somurtkanlığı. Geriye tiyatronun en temel gerçeği kaldı. Seyirci.

Bizi şarj etti seyirci. Pek çok zorluğa, pek çok olumsuzluğa rağmen pilimiz biterken bizi şarj etti. Teşekkürler size…

Kurumsallaşmış ve Türkiye’de önemli bir yere gelmiş bu festivalin uzun yıllar daha Ankara seyircisi ve Tiyatro dünyamıza çok şey katacağı kesin.

Festivalin organizasyon komitesinin, aşağıda yazdıklarımı önümüzdeki yıllar için yapıcı öneriler olarak değerlendirme büyüklüğünü göstermesini temenni ederim.

İki kişilik bir ekip de olsak. Adımız sanımız duyulmamış da olsa yaklaşık kırk defa köylerde, sokaklarda, cezaevlerinde “Bizden Değilsin”i oynadık.

Lütfen bir külfetsek kabul etmeyin bizleri. En azından hiç kabul etmeyin de veremeyeceğiniz çiçeğin ve plaketin masrafından da kurtulun. Bizim pilimizi dolduran bir izleyici grubumuz vardı. Başka bir zaman böyle bir şansınız da olmayabilir.

Lütfen ağırlayabileceğiniz kadar misafiriniz olsun festivalinizde.

Tekrar uzun yıllar başarılı olmanız ve tiyatro dünyasına katkılarınızın devamı dileklerimle.

Bu Yazıyı Paylaşın

Bir Yorum to “SOĞUK FESTİVAL, SICAK İZLEYİCİ”

  1. Erkut Yüce diyor ki:

    Sevgili Nedim Buğral,

    İsminizi askerlik arkadaşım Necati’den duydum ve tabii yaptığınız işleri. Öncelikle yaptıklarınızdan ve yapmaya yakın olduklarınızdan ötürü sizi kutlarım.

    Ankara Tiyatro Festivali’ne ilişkin görüşlerinizin hemen hepsine katıldığımı belirtmek isterim. Bizim de Ankara’da faaliyet gösteren bir tiyatro ekibi olarak festivale ilişkin yoğun eleştirilerimiz olacak.

    Ne yazık ki Ankara’dan festivali yakından izleyen biri olarak, bir tiyatrosever olarak bu yıl ki festivalde gördüm ki, seyirci katılımı önceki yıllara göre çok düşüktü. Bunun bir çok nedeni var, bunları ayrıca başka bir yazımızda ve kendi internet sitemizde yayınlayacağız.
    Ancak ilgisizliğin bence ilk nedeni “Komitenin yalnızca adı bilinen ve her zaman zaten izlenebilen gruplar”a yönelik ayrımcı tavırlar sergilemesidir. Fakat bu ayrımcılık ve aymazlığın Bursa’dan katılan bir misafir gruba, “çiçek ve plaket” bırakılarak alenen yapılmış olmasının, festivalin bundan sonraki yaşam bulma ümitlerinin köküne kibrit suyu dökmekten başka bir şey olmadığını da herkes bilmeli.
    Sorunlar yumağı çok fazla. Ama inanın Festival Komitesi’nin biraz ilgi göstermesiyle her sorun aslında çözülebilir nitelikte.
    Çok fazla uzatmayacağım ama fırsatını bulmuşken -sizin serzenişinden biraz da faydalanmak olacak bu belki de, özür dilerim- ben de bir kaç noktayı belirtmeden geçemeyeceğim.

    Festivale Ankara’dan katılan grupları dikkatlice yoklar mısınız programdan… Neredeyse %80′i kendine ait bir sahnesi olan ve oyunları 2-3 yıldır Ankaralılarca defalarca izlenmiş ve bundan sonra da defalarca izlenecek oyunlar…

    Ben de sizin aracılığınızla Festival Komitesi’ne şunu iletmek istiyorum. Bu yıl niyet anlaşıldı gibi. Sahnemiz ve adımız yoksa festivalde hiçbir zaman olamayacağız. Fakat lütfen belki de ilk ve son defa izleme fırsatı bulacağımız, Ankara dışından gelen tiyatro gruplarımıza sahip çıkın. En azından küçük bir misafirperverliği esirgemeyin onlardan.

    Saygılarımla…

Yorum Ekle

XHTML: Kullanabileceğiniz taglar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>




Kapat
E-posta ile paylaş