Haftada bir, salı günleri güncellenir.

20 Şubat 2007

“BİZDEN DEĞİLSİN” REJİ PLANI

2006-2007 sezonu ikinci dönemi boyunca çeşitli sahnelerde, okullarda ve özellikle yazın kırsalda oynamak üzere eylem planı geliştirdiğimiz oyunumuzun düşünsel zemini ile ilgili reji notları aşağıdaki gibidir.

1)Oyunun Anlatmak İstediği

Dünyayı temizlemek için işe kendi sokağından başlamak gerekliliğine inananlardanım. Aslında bu pek çok insanın genel doğrusu. Fakat yine de sokaklar çok pis. Dünya da…

İnsanlık adına iyi bir şey yapmak isteyenin önce kendi için iyi bir şeyler yapması gerektiği de benim gibi pek çok insanın genel doğrusudur. Ama bu da sokak meselesi gibi bir yerde tıkanıp kalıyor.

Nerede tıkanıyor peki? Sanırım içimizde…

Bu oyunumda, ırkçılığı yapanı eleştirmek ve onu kötü göstermek çok önemli. Ama en az onun kadar önemli bir mesele de; ırkçılıkla karşılaşanın değerlerinden ödün vermemesi – davranışlarında dönüşüm olmaması.

Tüm dünyanın temizlenmeyeceğini bilse de ve her gün karşı komşusu kendi kapısının önünü kirletse de, kendi kapısının önünü temizlemekten vazgeçmeyen insanların hikayesi bu.

Bunu bana düşündürten, kapısının önünü hep temizleyen tüm insanlara minnet duygularımla. 12.12.2006

Evin ısısını, yiyeceğini paylaşmayan BOBO’ ya doğru olanı anlatacağız. Bunu bu ırkçı davranışlarla karşı karşıya kalan KUÇU ve BADEMCİK’ın; kötü olan davranışların karşısında kötü davranmamasıyla, BOBO’nun yardıma ihtiyacı olduğu zaman KUÇU’nun düşünmeden BOBO’ya yardım etmesiyle, sözle öğüt vererek değil, davranış ile model olarak, özendirerek anlatacağız.

Bu oyunumuzla ırkçılığın kötü bir şey olduğunu gösterirken; buna karşı kendimizden, değerlerimizden ödün vermemenin güzelliğini de öne çıkan bir vurgu ile aktarmaya çalışacağız.

2) Oyun Nasıl Bir Yerde Geçiyor?

Oyun bir çizgi film dünyasında geçiyor. Kafamızdaki gerçeklik sınırlarını kaldırdığımızda ve kuklacı olarak görünmezlik gerekliliğini yok saydığımızda hareket alanımız genişliyor. Buna dekorumuzun da buna göre tasarlandığını eklersek oyun bizim hayal gücümüzle yaklaşabildiğimiz ölçüde bir çizgi film dünyasına yaklaşacak.

Karakterlerimiz bu çizgi film dünyasında bir ormanın içinde bir orman kulübesinde karşılaşacak. Olaylar da bu evin içinde ve çevresinde gelişecek.

3) Oyunun Kişileri Hakkında

Bobo;

Kuçu ve Bademcik yardım istemeye gelene kadar Bobo’nun bencilliği ve ırkçılığı ile ilgili ortaya konulan bir söz, olay veya durum yok. Bobo izleyicimizin yaş yelpazesini düşündüğümüzde çok sert ve acımasız bir yoksul/ezilen düşmanı olabilecekken biraz daha temkinli şekillendirildi. Kuçu yardım istemek için kapıyı çaldığında Bobo Kuçu’nun suratına kapıyı kapatmadan önce kendisinden olmayana, ezilene ve ötelenene çok ağır hakaret edebilirdi ama bunu bu yaş gurubu izleyicimizin algılayabileceği söz ve davranışa indirebilmemiz çok güç. Bobo neden üşüyen ve kapılarının önünde aç kalan birine sert bir biçimde kapıyı kapatıyor? Bebe bu soruyu Bobo’ya sorduğunda büyüklerinden öyleöğrendiğini söylüyor. Öyle davranmayı öğrendiği için kendisinden olmayan, kendisi gibi olmayan kötü.

Öyle değil midir gerçekten? Ötekine olan nefret ve öfke için yaşadığımız hiçbir neden yoktur. Ama öyle öğretilmiştir. Halbuki çocukluğumuzda hiç ayırt etmeden herkesle kaybolur gideriz oyun dünyasında. Kızılderili ile kovboy, esmer çocuk ile beyaz çocuk, çekik gözlü ile sarı olan karşındakinin kim olduğuna bakmaksızın oynar. Ama bir yaşa gelip de çocukluk geride kalmaya başlayınca size kim olduğunuz öğretilir. Kimden olduğunuz ve sizden olmayanlar. Tıpkı Bobo’ya öğretildiği gibi.

Bobo evi yanıp diğerleri gibi kaldığında ve tek başına büzüldüğünde bir köşede suratına kapıyı kapattığı Kuçu onun yanına gelir. Elinden tutar ve onu battaniyelerinin altına yanlarına alır. Bobo bir şey diyemez. Anlamıştır. Artık Bobo için de ötekiler diye bir durum kalmamıştır.

Bebe ;

Oyundaki dört kukla arasında en küçük olanı. İsimi ile de öyle. Fakat camdan dışarı bakarken soğukta üşüyen Kuçu ve Bademcik’i görüp onlara yardım etmek isteyen hali ile oyunun en doğru davranışını sergilyen oluyor. Bobo kimseye yardım etmeyeceklerini söylediğinde ise Bobo’yu dinlemeyip battaniyesini alıp Kuçu ve Bademcik’e yemek götürüp onların yanında onlarla birlikte oturacak kadar yürekli. Çocuksuluğu nedeni ile Bebe’nin yürekli olma durumu bizim için değerli. Biz çocuklar tarafından kendilerine yakın bulacakları son derece sempatik kuklamız ile böyle olun demeyeceğiz. O sempatik kuklamız sayesinde böyle olanı sevdireceğiz.

Tabii bu noktada Bobo ile Bebe’yi baba/oğul değil, abi/kardeş gibi işleyeceğiz. Çünkü Bebe’nin karşı geldiği ve evi terk ettiği kişinin babası olmasını da istemedik. Bu yanlış mı olurdu? Bu konuda kesin bir düşüncem yok ama terk ettiği babası olursa bana metin eksikmiş gibi görünüyor. Ama anlatmak istediğim bunlar ve daha fazla şey eklemek istemiyorum. Bu yüzden Baba/Oğul ilişkisi yerine bu alternatifi koymak daha mantıklı geldi.

4) Oyun Hangi Zamanda Geçiyor

Oyun bugünün dünyasında çok evrensel bir probleme dikkat çekmekte. Öteki olmak; ulus olarak, ırksal olarak, dinsel olarak, renksel olarak öteki olanı dışlamak üzerine kurulu. Maymun kendilerine benzemeyen köpeklerden nefret ediyor. Maymunlar Köpeklere düşman olmayı öğrenmiş. Maymunlara öğretilmiş bu. Ve hangi güce, hangi çıkarlara hizmet ettiğini bilmeden öğrenilmiş bu düşmanlığı hiç sorgulamadan uygulayan günümüz dünyasında geçiyor. 

5) Oyunun Kriz Noktaları

1. Kriz noktası :Kuçu ve Bademcik’in Bobo’dan yardım istemesi. Bobo’nun bana benzemeyen kimseye yardım etmem demesi.

2. Kriz noktası : Bebe’nin Bobo uyuyor iken Bademcik ve Kuçu’yu eve alması ve onlara yemek vermesi. Bobo’nun bunu fark edip kendine benzemeyenleri evden kovması.

DORUK NOKTASI : Dışarıda çok üşüyen Bademcik ve Kuçu’ya Bebe’nin battaniye götürerek yardım etmek istemesi. Bobo’nun onlara yardım etmeye gidersen bir daha dönemzsin demesi. Bebe’nin her şeye rağmen yardım etmek için çıkması.

3. Kriz noktaları : Dışarıda yardıma muhtaç olanların iyice acıkması. Bobo’nun onlara nazire yaparak yemek yemesi.

4. Kriz noktası :Dışarıdakilerin iyice üşümeleri. Bobo’nun onlara inat evde daha çok odun yakarak ısınması.

6)Oyunun Kırılma Noktası Yangın Sahnesi Üzerine

 

Aslında Bebe’nin dışarıda üşüyenlere battaniyesini götürmek istemesi Bobo’nun da onlara yardım edersen bir daha bu eve giremezsin demesi üzerine o an yaşanan çatışma oyunun ilk doruk noktası. Ve Bobo’nun daha sonraki sahnede hırsından evini yakmasından daha değerli bir çatışma var. Bu çatışma Bebe’nin Bobo’yu dinlemek ve yardım etmeyip oturmak yada içinden gelen sesi dinleyip yardım etmeye çıkıp Bobo’yu dinlememek üzerine kurulu. Tabi burada ilginç olan baba modeli olan Bobo’ya rağmen içinden gelen sesi dinleyip hareket etmek ve baba modelinin yanlış duruma düşmesidir.

Bobo’nun değişimi ise bir felaket üzerine kurulu. İyice sinirlenip dışarıda üşüyenlere inat sobasına odun üzerine odun atması ile birden yanıvermeye başlar Bobo’nun evi. Evinin yanması ile birden yardım etmediği ötekilere benzemiştir. Ne giyecek bir şeyi, ne de yiyecek bir şeyi kalmıştır. Kuçu’nun gelip yaşanan onca şeye rağmen Bobo’yu yanlarına çağırıp battaniyesini paylaşmayı önermesi Bobo’yu değiştiren olaydır. Bu olay oyunun da döndüğü ve ardından finalin geldiği doruk noktasıdır.

7)Oyunun Göstergeleri

Dekor üzerine; kukla oynatırken bir risk alarak saklanmadan kendimizi de gösterebileceğimiz düzende oynayacağımız bir tasarım yaptım. Bu tasarımla kuklacının da oynatırken görünmesinde sakınca olmayan bir sahneleme anlayışı benimsemiş oldum. Bu benimsenen biçimin bazı avantajları var. Bu sayede kuklanın hareketini daha da özgürleşmiş durumdayız. Bir perde arkasında saklanmışken yapamayacağımız pek çok durum komedisi, espiri bu sayede kullanılabilmiş oluyor. Oyuncunun daha fazla oyun içinde olmasına fırsat tanıyor. Tabi bu biçimin dezavantajları da var. Örneğin; oynatanın kukladan rol çalma olasılığı gibi.

Tasarım yaparken görünen şeyin bir tezgah gibi olmasını hayal ettim. Bizler de tezgahlarında dondurma satan, barda işini yapan vb. çalışanlar gibi görünelim istedik. Bizim işimiz de bu tezgahta hikaye satmak. Bu yüzden oyuncaklara çocukların ilgisini çekerek oyuncakların ağzından hikayeler satmak için bu tezgahı ürettik.

 

 

Bu Yazıyı Paylaşın

Bir Yorum to ““BİZDEN DEĞİLSİN” REJİ PLANI”

  1. kübra ilçel diyor ki:

    SİZİ GERÇEKTEN TEBRİK EDİYORUM ÇOK BAŞARILI BİR OYUN ÇIKARDINIZ

Yorum Ekle

XHTML: Kullanabileceğiniz taglar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>



Takvim

Şubat 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ocak   Mart »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728  

Kapat
E-posta ile paylaş