Haftada bir, salı günleri güncellenir.

30 Ocak 2007

“OYUNCAKLARIN HİKAYESİ” OYUNCULARI ÜZERİNE

Geçen hafta Nilüfer Belediyesi-Konak Kültürevi 06-08 yaş gurubu tiyatro gurubumla sahnelediğim oyun hakkında izlenimlerimi iletmiştim. Şimdi de oyuncularım hakkında kişisel görüşlerimi aşağıda yayınlıyorum.

İpek Toy : İpek’i oyunun genel provasında rolünün dışına çıkıp arkadaşlarının da söyleyeceklerini söylediği zaman tatlı sert uyarmıştım. Bu uyarının ardından prova bitiminde Elif bu yaklaşımımın doğru olup olmadığını sorduğunda (sorguladığında) çıkışımın riskli olduğunu ama İpek’in tiyatrodan kazanımları olması için faydalı olabileceğini söylemiştim. Oyun boyunca İpek bir gözü bende ve son derece kontrollü oynadı. Bu anlamda bu oyunun en önemli kazanımını; bir ekibin parçası olarak hareket etmeyi basitçe de olsa ve riskli bir biçimde de olsa İpek elde etmiş oldu.

Oyun Provasından

Ekin Oğur : Provaları en fazla kendi halinde yaşayan oyuncumuz oldu. Dünyası ile bizim aramıza oldukça şık bir biçimde set çekti. Bizim her istediğimizde oyundaki sorumluluğunu hiç aksatmadan yerine getirdi. Ama herkes çok heyecanla oyuncak olurken ve Nedimus’u, Elek’i önemser iken Ekin buralarda profesyonel bir oyuncu tavrı ile heyecanını göstermeyerek işini yaptı, kendi dünyasına çekildi. İşini yaptı kendi dünyasına çekildi. Bu dört ay boyunca hep böyle oldu.

İlke Ertuğran : Bu süreçte ilk defa bizimle birlikte oldu. Damla, Dicle yada İzgi gibi sahnede liderlik sorumluluğu alabilecek bir oyuncu iken bizimle ilk çalışmasını yapıyor olmanın dezavantajını yaşadı. Provaları dikkatle takip etti, oyunda sorumluluklarını sektirmedi ve çok başarılı bir iş çıkardı. Ona karşı borçluyuz. Bir sonraki oyunda onu zorlayacak bir rol ve kapasitesini gösterecek bir sorumluluk vermemiz gerekiyor.

İbrahim Sezgin: Provalarda çok hareketli idi. Enerjisini oyuna çevirmeyi başardık. Bu yüzden İbrahim’in hareketli olması bizim şikayet edeceğimiz bir özelliği olmadı. İbrahim provalarda, bazı sahnelerde (örneğin oyuncakların market rafında olmaktan şikayet ettiği yerde) hayal gücü çok zengin espriler geliştirdi. Olmayan kişileri gördü. Oyuncak olarak onlarla konuştu. Kendi bulunduğu duruma dönük espriler yaptı ve bize gerçekten bir oyuncak dükkanında olduğunu hissettirdi.

İzgi Mahmutoğlu : İzgi bu çalışma sürecinde bir önceki döneme göre oyuna gösterdiği ilgi, oynamaktan aldığı keyif ve oyun içinde kendi kendine aldığı sorumluluklar ile çok farklı idi. Bu değişim kişisel olarak beni çok mutlu etti. İzgi sayesinde yeteneğin her durumda ortaya çıkmadığı, ancak sevilen bir şey sunulduğunda çok sessiz görünen, isteksiz görünen bir oyuncunun değişiverebileceğini- anında gelişebileceğini- gözlemlemiş oldum. Oyuncakların Hikayesi’nde bambaşka, Ormandakiler ve Avcılar da bambaşka bir İzgi vardı.

Oyun Provasından

Damla Bakaçhan : Damla da sorumluluk bilinci aşırı gelişmiş ve sahnede kendi dışında arkadaşlarının da taşıdığı sorumlulukları üzerinde hisseden bir oyuncu. Bu dönem Damla’nın Doğa’ya sahnede ablalık etmesini hem Damla hem de Doğa’nın yararını düşünerek engelledik. Oyunun hikayesini en iyi anımsayan ve provalar boyunca bize yol gösteren iki oyuncudan biri oldu. (Diğeri de Dicle)

Doğa Ünal : Geçen yıl kontenjandan sahneye çıkmıştı. Yaşı çok küçüktü. Ona hiç yüklenmedik. Sahnede duruşu bile seyirci için çok sempatikti. Bu dönem başında ailesini ve bizi epey uğraştırdı. Çalışmalara yalnız katılmak istemedi. Ailesinden ayrılmakta güçlük çekti. Sonra alıştı çalışmalara bu sefer provaların bazılarında uyudu. Sahnede yine varlığı ile sempati toplayacak diye düşünürken son birkaç hafta o kadar hızlı açıldı ki Doğa’nın yarı uyuklarken, annesinin kucağında çalışmayı takip ederken çok şey gözlemlemiş olduğunu son provalarda anlayabildik. (Her çocuğun kendi istediği oyuncağı canlandırmak istemesi önemli bir etkidir bu isteklilik ve gelişmede.)

İlke Baştürk : İlke hakkında Elif’in yazısında değinilen eski çinde yolculuk yapması bile onun hakkında yazmanın ne kadar zor olacağına bir kanıttır. İlke bir takım oyuncusu değil. Onun aykırı olmasını doğru yorumlamalıyız. Sürüden ayrılanı kurt kapar diyerek bir kaşifin yeni bir dünya keşfetmesini de engelleyebiliriz. Ben İlke’nin (İpek’ten farklı olarak) bu aykırılığını tırpanlamadan bir takım oyuncusu olmak adına riskli sayılabilecek bir tolerans ile hareket ediyorum. Provalar boyunca da birkaç istisna dışında takım oyuncusu olmayı başardı da. Oyunun sonunda yine kendi oyun odasındaymışçasına seyirciyi hiç umursamadan benimle kurduğu iletişim beklenendi. Beklenmeyen ise oyun boyunca sabırla beklemesi oldu. Açıkçası ben İlke’nin oyun dışına çıkacağını hesaba katarak kendimi anlatıcı olarak sahneye konumlandırdım ama bana pek gerek kalmadı.

Dicle ERBAŞ : Kardeşine yaptığı ablalık. Daima mutlu bir ifade. Oynamaktan keyif alması. Arkadaşları ile dayanışmaktan keyif alması. Elif’in yazısında da değindiği gibi sanki büyümüş de küçülmüş gibi bir olgunluk ile sahnede, provalarda bulunması ile Dicle bize de enerji veren bir oyuncuydu. Oyunun izleyici için belli bir tatta olmasında Dicle’nin prova performansının katkısı önemlidir. Doğaçlama üretilen bir oyunda Nedim abi ve Elif ablanın her hafta yeni yaratımlarını son derece nazik karşılayıp oyunun çalışılmış ve iyi olmuş bölümlerini bize hatırlatan ve oyunun gizli rejisini yapan Dicle oldu.

Oyun Provasından

Ekin BAYRAKTAR : Ekin de tıpkı İlke Ertuğran gibi bir sonraki oyuna borçlandığımız oyuncularımızdan birisi. Ekin hiç şikayetçi olmadı ama (tabii ailesi de) alabileceğinden daha az bir sorumluluk ile sahneye aldık onu. Oynamaktan keyif alma konusunda belki de arkadaşlarından daha fazla istekli iken Ekin hiçbir provada arkadaşlarının önüne geçmek istemedi. Kendisine verilen ile yetindi. Ne kendi kendine, ne de bize karşı direnç gösterdi. Sanırım bir sonraki çalışmada bir cadı rolü veya mücadele edip arkasından birilerini sürükleyen bir kahraman rolü ile Ekin’i farklı rollerde mücadele yönünü geliştirecek şekilde değerlendirmeliyiz.

Feyzan Çambel : Doğa dışında yaş ve boyca sahnenin diğer şirini de Feyzan oldu. Gurubun genel yaş ortalamasından daha düşük yaşta olmasına rağmen hiçbir provada bu yaş faklılığını hissettirmedi. (Arada bir dalmalarını saymazsak.) Prova eksiği de olmasına rağmen çok sevdiği bir çizgi film kahramanını (sanırım Feyza’nın şu anki kahramanı Stella) oynaması Feyzan’ı çok hırslandırdı. Feyzan da tıpkı Doğa gibi (İzgi de de örneklendirdik) sevdiği bir kahramanı kendi seçimiyle oynayınca izlenmeyi unutuyor ve kendi kendini kaptırıveriyor. Bu anlamda tercih ettiğimiz yöntemin sağlam ayaklarından biri olarak çocukların kendi benimsedikleri karakterleri oynamaları durumunun olumluğuna Feyzan da çok iyi bir örnek.

Oyun Provasından

Gülsu Aray : Gülsu da yeni dönem öğrencimiz ve bize geç katıldı. Onun guruba hızlı adapte olması ve dünden tiyatrocu imiş gibi kendini hissettirmesine rağmen Gülsu’nun gelişiminde de aceleci olmadık. Önümüzdeki dönem uygun bir oyunda Gülsu’nun dans etmesini sağlayarak, belki de şarkı söylemesini sağlayarak Gülsu’nun diğer donanımlarından da faydalanabiliriz. Bu dans çalışmalarında gösterdiler ki (Son iki hafta Elif’in çalıştırdığı ama kısa zamana rağmen çok cici görünen iki ayrı kareografi) bir sonraki oyun müzikal bir tatta olabilir. Belli mi olur belki büyüdüğünde Gülsu da iyi bir müzikal oyuncusu olabilir.

Nedim BUĞRAL Gurup Eğitmeni

Bu Yazıyı Paylaşın

2 Yorum to ““OYUNCAKLARIN HİKAYESİ” OYUNCULARI ÜZERİNE”

  1. ÖZGÜL ARAY diyor ki:

    Gülsu nun farklı bir yönünü değerlendirmeniz beni çok sevindirdi. Gözlemleriniz, emeğiniz,özveriniz için teşekkürler.

  2. Aysu - Mustafa MAHMUTOĞLU diyor ki:

    İzgi yorumunda belirttiğiniz geçen sene ile bu sene arasındaki farkı biz evde ve özellikle öğretmeni okulda da yaşıyoruz. Konuşmacı olduğunda rahatlığı, kendini daha iyi ifade edebilmesi, savunması, katılımcılığındaki artış vb. Tüm bunlarda, bu yaşlarda bir senenin çok şeyler değiştirebileceğini bilmenin yanında sizlerin ve çalışmalarınızın çok büyük payı olduğunu düşünüyoruz. Sizlere çok teşekkür ederiz.

Yorum Ekle

XHTML: Kullanabileceğiniz taglar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>



Takvim

Ocak 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    Şubat »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Kapat
E-posta ile paylaş