Haftada bir, salı günleri güncellenir.

30 Ocak 2007

“OYUNCAKLARIN HİKAYESİ” HAKKINDA

Aşağıdaki yazı Elif Bilgiç tarafından kaleme alınmıştır. Nilüfer Belediyesi - Konak Kültürevi 06-08 yaş gurubu tiyatro atölye çalışmalarında yardımcı eğitmen, oyun sürecinde de yardımcı yönetmen olarak bu projede yer almıştır. Oyuncakların Hikayesi’ne dair izlenimleri aşağıdaki gibidir.

6-9 Yaş tiyatro grubumuz. Öncelikle belirtmek istediğim; ufaklıklarla geçirdiğimiz dört ayı hep keyifle anacağım ve onların dünyasından ne kadar çok şey öğreneceğimi fark etmenin bana kattıklarını asla unutmayacak olmam.

Oyun Provasından

Çocuklarla çalışmak gerçekten benim için çok büyük bir tecrübe oldu.Her şeyden önce çocuklar biz büyükler gibi değiller, henüz kendilerini kalıplara sokmayı öğrenmememişler , toplumun getirdiği doğallıktan uzaklaşma yoluna girmemişler. Bu durumda onlara bir şeyler katma istemi öğretirken öğrenme sürecine dönüyor çabucak.

Bu dört ay içinde nasıl çalıştığımıza, neler alıp verdiğimize gelince, en başından beri yapmaya çalıştığımız her şeyden önce o mükemmel hayal güçlerini paylaşmalarını ,bizler ve yaşıt arkadaşlarıyla ortak üretime geçmelerini sağlayıp , birazcık da kolektif çalışabilmelerine katkı sağlamaktı ki bu onların özleri itibariyle gayet zevkli bir şekilde gerçekleşti.

Donma Oyunu 

Çocukların çalışma başlangıcında en çok sevdiği şey donma oyunu oynamak ve kendilerini tutup gülmemeye çabalamalarıydı. O yaşların içindekiler ne söylenirse söylensin çok içten bir şekilde inanma yeteneğine sahipler … Bu arada eklemek isterim ki onlara birşey yapmaları istendiğinde en etkili yöntem ne otoriteyle baskı altına alma, ne de yalanlarla kandırma. Onların çalışmalarını, kendilerini açmalarını sağlamak için en iyi yöntem bir sevgi tabanı oluşturulması. İşte o zaman siz bir adım atıyorsunuz onlarsa hoplaya zıplaya geliyorlar…

Bu zaman dilimi bir çok unutulmazlar biriktirdi tabi ki,

Çocuklara ilk aldırdığım çalışmada başka bir mekanda olduklarını hayal etmelerini istediğimde , nerdesiniz sorusuna İlke’nin kocaman gözlerini açarak ‘ben eski çindeyim şimdi’ demesine bir müddet şaşkınlıktan tepki veremediğimi hatırlıyorum. Onların her geçen gün gelişmelerini ve kaynaşmalarını izlemek çok sevindiriciydi. Dicle ve Damla’nın büyümüşte küçülmüş halleri ve sorumluluk yönlerinin çok gelişmiş olması bizlere çok yardımcı oldu . İzgi’nin Ekin’in İlke’nin hiç beklenmeyen anda şaşırtıcı yorumları ,Gülsu’nun balerin edasıyla etrafta koşuşturması , gurubumuzun iki erkeği Ekin ve İbrahim’in müthiş enerjileri, ipek in her çalışmada anlattığı farklı olaylarla, hem ilginç hem tatlı hitap şekli , Doğa’nın zamanla çalışmalara ısınıp ( önceleri anne ve babasından ayrılmıyordu) sevimliliği, kibarca konuşmaları ve her zaman özenle yapılmış saçlarıyla çalışmalara girmesi. Bunların hepsi ayrı bir renk oluşturuyorlardı kurduğumuz tabloda.

Özellikle oyuna hazırlık dönemimiz gerçekten ilginç bir tecrübeydi. Kısa zaman içinde onlardan o performası sağlamak çok etkileyiciydi. Hikayemizi her seferinde daha da eğlenerek oluşturduk ve sonuçta hepimizin çok mutluluk duyduğu bir oyun çıktı ortaya. Oyuncakların Hikayesi; paylaşımın, üretimin oluşturduğu, sevimli bir çocuk oyunu. Dört ayın meyvesi…

 

Oyun Provasından 

Onbeş günlük aradan sonra bunun gibi tatlı tecrübelerin yine yaşanacağına eminim ve sabırsızlıkla bekliyorum.

Bu arada size tatlı bir tavsiye: Eğer aklınıza sizi üzecek tatsız bir anı gelirse hemen çikolatayı düşünmeye başlayın, tatsız anınız kaybolup uçacaktır… Bu öneri nereden diye merak ederseniz hemen paylaşayım sizlerle; bir çalışma da İpek midesi bulandığını söyleyerek lavaboya gitmemizi istedi benden. Ne olduğunu sorduğumda ise bir kaç gün önce hastaneye gittiğini orada onu çok kötü hissettirecek bir olay hatırladığını söyledi ve yüzünü buruşturdu (kötü durumda bir hasta görmüş ve çok etkilenmiş). Ben ona yardım etmek için bir şeyler söylemeye çalışırken birden güldü ve unuttum öğretmenim geçti dedi . Nasıl diye sordum, çikolatayı getirmiş aklına o zaten istemediği birşey aklına geldiğinde hep çikolatayı getirirmiş aklına…. Umarım bizlerde bir çikolatayı düşünüp istemediğimiz hatıralardan kurtaracak kadar basit ve tatlı bir yolu kullanabiliriz bir gün.

Elif BİLGİÇ

Yard. Eğitmen

Bu Yazıyı Paylaşın

Yorum Ekle

XHTML: Kullanabileceğiniz taglar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>



Takvim

Ocak 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    Şubat »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Kapat
E-posta ile paylaş