Anaokulu çocukları ile Sevgi Bahçem Anaokulu’nda oynarken geliştirdiğim aşağıdaki oyun hem kendini kontrol etme, hem arkadaşının sorumluluğunu alma anlamında eğlenceli bir çalışma. Çocuklar oyunu bırakmak istemedi. İyi yönlendirme yaparsa öğretmenin de çok keyif alacağı bir çalışma olacağı inancı ile paylaşıyorum.
Oyun, çocuklara aşağıdaki hikayenin anlatılması ile başlar;
Kıskanç bir kraliçe prensesi onun güzelliğini kıskandığı için hapsetmiş. Prenses kuleden her gün dışarıda uçan kuşları, uzaklardaki tarlalarda çalışan insanları izler ve onlar gibi özgür olmak istermiş. (Kuşlar, tarlalarda çalışan insanlar; çeşitlendirilerek çocuklarca oturdukları yerde taklit edilmeleri sağlanır.)
Kulenin kapısında, kraliçenin üç muhafızı sürekli nöbet tutarmış. (Baş parmak, işaret parmağı ve orta parmak konuşturulur.)
Baş parmak : (Sert sesle) Gözünüzü dört açın. Kraliçe burada kuş uçurtmamızı söyledi.
İşaret Parmağı: (İnce sesle) Eğer işimizi iyi yaparsak kraliçe bizi ödüllendirir.
Orta parmak : (Safça) Prensese yazık değil mi? Onu her sabah serbest bıraksak. Biraz gezinse, yukarda yalnız başına canı çok sıkılıyordur.
Yukarıdaki diyaloglar doğaçlama ile zenginleştirilir.
Bir gün bir prens atıyla kulenin yanından geçiyormuş. (Çocuklardan oturdukları yerden canlandırma yapmaları istenir.) Prenses kulenin camından etrafa bakınırken prensi fark etmiş. Tesadüfen prens de kuledeki prensesi. İkisi de göz göze gelmiş ve kalpleri hızlıca çarpmaya başlamış. Gözlerini bir birlerinden alamamışlar. (Çocuklardan bu bakışın canlandırılması istenir.)
Prens bir süre sonra kulenin yanından uzaklaşmış. Ama aklı prenseste kalmış. Yakındaki Pazaryerine gitmiş. Oradaki pazarcılara prensessin kim olduğunu sormuş. Bir pazarcı da prenses hakkında tüm bildiklerini anlatmış. (Bir çocuğun pazarcı gibi anlatması sağlanır.)
Prens, prensesi kurtarmaya karar vermiş. Akşam olduğunda kulenin dibine gelmiş. Nöbetçiler uyukluyormuş. Prens fısıltı ile prenses diye seslenmiş. Prenses sesi duymuş ve hemen cama çıkmış. Prens, prensese sizi buradan kurtaracağım demiş. Prenses nasıl diye sormuş. Prens perdeleri birbirine bağlayın ve aşağı sarkıtın demiş. Ben yanınıza geleceğim diye eklemiş.
Prenses denileni hızlıca yapmış. Prens perdeleri birbirine bağlamış, kumaşlardan yukarı tırmanmaya başlamış. (Bu kısımda anlatıcı pandomim yaparak tırmanma, tırmanırken elin kayması vb. canlandırmaları yapar.)
Prens yukarı çıktığında prensese sessizce aşağı inelim, muhafızlar uyuyor demiş. Prenses tamam anlamında kafasını sallamış. Ama bu sırada burnuna toz kaçmış ve kendini tutamayıp hapşurmuş.
Muhafızlar sesi duymuş. Prens ve prenses camdan inmeye fırsat bulamadan kulenin merdivenlerine doğru kaçmak zorunda kalmış. Muhafızlar da merdivenlere hızla çıkmaya başlamışlar. (Muhafızların koşuşturması parmak canlandırma ile anlatılır.)
Prens ve prenses tam yakalanmak üzere iken eski bir kapıya yaslanmışlar. Kapı yavaşça ve gıcırdayarak açılmış. (Çocuklardan gıcırtı sesi çıkarmaları istenir.) Oda sarayın büyücüsünün odasıymış. Şanslarına o an büyücü odasında değilmiş.
Bir masa üzerinde görünmezlik iksiri yazan bir şişe görmüşler. İkisi de hemen iksiri içmeye karar vermiş. İksiri içince ikisi de birden görünmez olmuş.
Kapıyı tekrar gıcırdatarak açmışlar. Muhafızlar kapının sesini duymuş. Sesin olduğu yere gelmişler. Ancak etrafta ne prensi, ne de prensesi göremiyorlarmış.
OYUN
Anlatıcı bu noktada oyunu keser. Çocukların ikişerli guruplar halinde el ele tutuşmasını sağlar. Biri prens, diğeri prensesi canlandıracaktır. Bütün ikililer birbirlerine, çevredeki masa, duvar vb. bir eşyaya çarpmayacaktır. Anlatıcı (Prensesi yakalamaya çalışan muhafızları canlandırır yada seslendirir.) yan adımlarla ve elinde küçük bir tokmağı yukarı aşağı hareket ettirerek yürür.
Hedef : Anlatıcının kendilerine dokunmasından kaçmaktır. Ayrıca başka bir çifte ya da çevredeki eşyaya çarpan da oyun dışında kalır. Anlatıcı don dediğinde her çift donakalır. Her yeni başlangıçta anlatıcı biraz daha hızlanır. Birbirine anlatıcıya ya da bir eşyaya çarpan sandalyesine oturur. En son kalan çift saraydan kurtulmuştur.
Bu Yazıyı Paylaşın
17 Mart 2007; 17:51
nedim abi seni çok çok öpüyorum . Konak kültür evinde görüşürüz.