Haftada bir, salı günleri güncellenir.

15 Ocak 2007

UZAYDAN GELEN - Çocuk Oyunu

Aşağıda paylaştığım oyun çocuk tiyatrosu konusunda tecrübeli ekiplerin sahneleyebileceği niteliktedir. Oyunun tamamına ulaşmak isteyenler neden oyunun tüm metnini istediklerini açıkça bildiren bir mesaj ile anasayfada belirtilen e-posta adresime ulaşmalıdır.

Oyun Hakkında;

Bu oyunun konusunda benim için değerli olan çevre konusunda çocuğa sunduğu farklı bakış açısıdır. Çevreyi neden korumamız gerektiğini anlatmadan önce birileri neden yok etmek istiyor sorusuna yöneldim. Bu gün gerek İstanbul’da, gerek kıyı bölgelerde yaşanan rant yüzünden ormanların talan edilmesi direkt biçimde ele alınıyor bu oyunda.


Oyundaki talana karşı durabilmek için de bir kahramana yaslanmadım. Herkesin elinden geldiği kadar mücadele etmesini önemsedim ve özendirmeye çalıştım. Bunu yaparken özellikle didaktik olmaktan kaçındım.

Sahnede ve doğaçlamalarla üretilmiş bir metin olduğu için oyunun sözünden daha çok eylemini gelişmiş buluyorum. Profesyonel sahneye koyucuların, fazla parantez kullanmamdan ve bazı yerlerde yönetmenin işine de karışmış olmamdan dolayı oyunun bu biçimde yazılmış olmasından şikayetçi olabileceklerini tahmin ediyorum. Ama sahnede iyi duran bu durum komikliklerini önermeden de duramazdım. Bu açıdan hem güncel, hem izlemesi keyifli, hem de temposu-hareketi bol bir oyun olduğu kanısındayım.

Oyunun Birinci Sahnesi;

(Sahnenin bir tarafında iki penceresi olan şirin bir ev bulunmaktadır. Hemen yanında bir ağaç vardır. Ağaç ile ev arasında da bir insanın geçebileceği ve arkasında saklanabileceği kadar mesafe bulunmaktadır. Evin giriş kapısı evin sahne ortasına bakan yan cephesinden yapılmaktadır. Bu kapının dibinden başlayıp sahne çıkışına kadar kaplumbağa ve arılar ile yeri geldiğinde diğer kuklaların üzerinde hareket edebileceği bir duvar vardır. Fonda ise sık çalılar ya da birkaç ağaç görüntüsünden oluşan bir resim bulunmaktadır. Sahne sağından güneş doğması ile birlikte etrafı tuğlalarla çevrilmiş bir toprak parçasına ışık düşer. Piyano yada keman sesi eşliğinde toprağın yavaşça kıpırdadığı gözlemlenir. Toprağın içinden bir çiçek çıkmaktadır. Müzik ve görüntü etkileyicidir.)

1.Sahne

KÖRBİ : (Evin camına çıkar.) Minti… Mintiiiii… Minti neredesin?

MİNTİ : (Evin camında uyukluyordur.) Ha? Ne oldu? Ne var? Hırsız mı? Kıpırdamayın şimdi yakalarım.

KÖRBİ : Yine mi uyuyakaldın Minti? Bay Çifo uyuduğunu duyarsa çok kızar.

MİNTİ : Ne yapayım? Sabaha kadar aynı yere bakmaktan sıkıldım. Ben basit bir çiçek bekçisi değilim. Bu kocaman ormanın bekçisi olmalıyım.

KÖRBİ : Basit bir çiçek mi! Minti bu çiçeğin nesli tükendi. ‘Nazlı çiçek’ ormanımızda kendi türünün son temsilcisi. Bay Çifo onu korumak için elinden gelen her şeyi yapıyor.

MİNTİ : Aman canım. Benim için basit bir çiçek. Nazlıymış! Baksana şuna, diğer çiçeklerden ne farkı var.

GÜNEŞ : Günaydın çocuklar.

MİNTİ : Günaydın Bay Güneş.

KÖRBİ : Günaydın Bay Güneş.

GÜNEŞ : Aranızda öyle hararetli hararetli ne konuşuyorsunuz bakayım?

KÖRBİ : Bay Çifo’nun nazlı çiçeğe ne kadar değer verdiğinden bahsediyorduk. Ama Minti nazlı çiçek için bekçilik yaparken uyuyup kalmış!

MİNTİ : Hayır uyumadım, sadece biraz içim geçmiş o kadar. Hem nazlı çiçek açmış olsaydı fark eder, hemen Bay Çifo’ya haber verirdim.

(İkisi aynı anda çiçeğe dönerler.)

MİNTİ : Hııı.

KÖRBİ : Hııı.

MİNTİ : Nazlı çiçek açmış!

KÖRBİ : Hemen Bay Çifo’ya haber vermeliyiz. Bay Çifo… Bay Çifooo. (Körbi eve girer.)

BAY ÇİFO : (Evin içinden) Efendim.

KÖRBİ : (Evin içinden) Bay Çifo, nazlı çiçek sonunda açmış.

BAY ÇİFO : Tamam kahvaltıdan sonra bakarım.

GÜNEŞ : Bay Çifo, Körbi’nin dediğini anlamadı galiba.

MİNTİ : Haklısınız Bay Güneş.

GÜNEŞ : Şimdi anlar.

BAY ÇİFO : (İçerden) Ne! Nazlı çiçek açmış mı? Niye söylemiyorsunuz! Hemen geliyorum.

(Minti ve Güneş birbirine bakar.)

MİNTİ : Bu yılki gösteri de başlıyor Bay Güneş.

GÜNEŞ : Umarım Bay Çifo kendine çok zarar vermez.

(Bay Çifo sahneye girer. Çok telaşlı ve heyecanlıdır.)

BAY ÇİFO : Ah güzel çiçeğim, sonunda açtın. Eşsiz çiçeğim benim. Türünün son örneği, nazlı çiçeğim… Ne de güzel görünüyorsun. Hemen komşularıma haber vermeliyim. Düşük Gaga, Düşük Gaga… (Heyecanla sahne kenarına koşar.) Nazlı çiçek sonunda açtı.

MİNTİ : Kovayı oradan almış mıydık?

(Çarpışma sesi duyulur.)

GÜNEŞ : Hayır almamışsınız.

(Sahne dışından Bay Çifo’nun ‘ah, uh’ diye sesi duyulur. Bir süre sonra Bay Çifo kafasında bir kova ile sahneyi bir boydan bir boya kat eder. Diğer taraftan çıkar.)

MİNTİ : Acaba bu yıl neye çarpacak?

BAY ÇİFO : Aghh. Armut ağacı.

(Çarpışma sesi duyulur.)

GÜNEŞ : Neyse geçen yıl ki gibi dikenli otlara sarılmasından iyidir.

(Bay Çifo omuzlarından kova geçmiş, kafası kovanın dışında ve ağzına kocaman bir armut tıkanmış biçimde sahneye döner. ‘Cik cik cik’ sesi ile birlikte sahne ortasına düşer.)

KAPLUMBAĞA : (Duvarın üzerinde görünür. Üzerinde spor ayakkabılar ve kafasında koşucu bandı vardır.) Ho ho harika bir bahar, aklı olan her canlı spor yapar. Ho ho olmasam bir kaplumbağa, bitiririm bu yolu otuz adımda.

KÖRBİ : (Kaplumbağa içeri girdikten sonra pencerede görünür.) Günaydın kaplumbağa kardeş.

KAPLUMBAĞA : Günaydın Körbi.

KÖRBİ : Spor yapmak için ne güzel bir hava değil mi?

KAPLUMBAĞA : Evet. Bay Güneş’e teşekkür etmeliyim. Spor yapmak için harika bir hava. Ho ho hiç gitmesin güneş, olsun bana hep eş.

GÜNEŞ : Bu sabah da çok neşelisin kaplumbağa kardeş.

KAPLUMBAĞA : Spor yapıyorum, sağlıklı yaşıyorum. Mis gibi bir ormanımız var ve iyi gidiyor havalar. Tabii ki neşeli olacağım… Lütfen beni daha fazla lafa tutmayın. Spor yapmama engel olmayın. Bay Çifo kendinize iyi bakın… (Bay Çifo ağzındaki armuttan kurtulmaya çalışır ama kollarını kovanın içinde oynatamamaktadır. Kurtulmaya çalışırken yengeç adımlarla eve girer.) Hıı. Bay Çifo! (Bay Çifo’nun arkasından bakar.) Arkadaşlar galiba nazlı çiçek açmış.

MİNTİ : Belli oluyor değil mi?

KÖRBİ : (Bay Çifo’yu eve girerken fark etmiştir.) Arkadaşlar Bay Çifo’nun hali neydi öyle?

MİNTİ : Her zaman olanlar yine oldu. Bay Çifo sevincinden ne yapacağını şaşırdı.

KAPLUMBAĞA : Ho ho ho. Ormanımızı seviyorum, size güle güle diyorum. (Kaplumbağa neşe ile çıkar.)

BAY ÇİFO : (Bay Çifo aynı halde evden çıkar. Biraz daha uğraşır. Bu sefer yengeç adımlarla sahne solundan çıkar.) Aghhhh.

DÜŞÜK GAGA : (Ağaç üzerinde görünür.) İnanılmaz bir rüya gördüm dostlar. Sözüm ona nazlı çiçek açmıştı. Bizim Bay Çifo da sevincinden ne yapacağını şaşırmıştı. Oraya buraya kafasını çarpıyordu. Düşünsenize koca adam, palyaçoların bile yapamayacağı sakarlıklar yapıyor. Ne kadar komik görünüyordu bir bilseniz.

BAY ÇİFO : (İçeri girer. Hala üzerindekilerden kurtulmaya çalışır. Düşük Gaga’nın söylediklerini duyunca gözleri büyümüştür.) Hımmm, ıghhh.

DÜŞÜK GAGA : Bay Çifo! Yoksa gördüklerim rüya değil miydi? Yani gerçekten sersemce, palyaçolardan bile beter oraya buraya…

GÜNEŞ : Öhö, öhö. Sessiz olsan iyi olur Düşük Gaga.

ARI : (Kendi kendine konuşarak duvarın üzerinde görünür.) Çok değil elli orman yılı daha çalışınca emekli olacağım ve artık kendime ait bir arı kovanım olacak. Yaşasın.

MİNTİ : Günaydın arı kardeş. Yine kendi kendine konuşuyorsun.

ARI : Hesap yapıyorum. Bu gün bir sürü çiçekten polen alacağım, bizim bal üretme kovanına götüreceğim ve bir sürü bal yapacağız. İşlerimiz artık eskisi gibi kolay değil. Her geçen gün çiçeklerin sayısı azalıyor. O kadar çok arkadaşım işsiz ve evsiz kaldı ki. Düşünsene eskiden nazlı çiçek gibi ne kadar çok çiçek varmış. Ama şimdi bir tek buradaki kaldı. (Çocuklara bakarak) Ağaçların oradaki arı kardeşlerim işe başlamak için beni bekliyorlar. Geliyorum arı kardeşlerim… Minti ben daha fazla oyalanmadan çıkıp gitmeliyim. Görüşürüz… (Giderken) Merhaba Bay Çifo, vaktim olsaydı o armuttan ben de tatmak isterdim. (Çıkar)

BAY ÇİFO : Hııı, agghhh.

DÜŞÜK GAGA : Bay Çifo konuşmayı unuttu galiba, baksanıza sadece ıggh ve aghh diyor.

KÖRBİ : Bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama ne?

DÜŞÜK GAGA : Yaşasın belki de sessiz sinema oynamak istiyordur.

GÜNEŞ : Hayır arkadaşlar, hayır. Kendisine yardım etmenizi istiyor. Kova ellerinin hareket etmesini engelliyor. Elleri içerde kaldığı için ağzındakini çıkaramıyor. Kovayı çıkarması için ona siz yardım etmelisiniz.

KÖRBİ : Baştan söylesenize Bay Güneş. Bay Çifo, hadi eve gelin de size yardım edelim. Minti hadi içeri gel, Bay Çifo’ya yardım etmemiz gerekiyor. (Pencereden içeri girer.)

MİNTİ : Tamam geliyorum. Vay canına amma hareketli bir sabah. Daha kahvaltımı bile yapamadım. (İçeri girer.)

DÜŞÜK GAGA : Ne kadar eğlenceli bir sabah. Aslında biliyor musunuz? Sadece ben eğlenceli biriyim diye düşünürüm ama bazen Bay Çifo da benim kadar komik olmayı başarabiliyor. Yani onda bana benzeyen bir yön var. Ama…

GÜNEŞ : Düşük Gaga, söz kesmekten nefret ederim ama senin sözünü kesmeden seninle konuşulmuyor. Ormanda türü tükenen bir çiçeğin açması onu tabii ki heyecanlandırır. Üstelik Bay Çifo nazlı çiçeğe kötü bir şey olmasın diye gözü gibi bakıyor. Bu yüzden Bay Çifo’nun biraz önceki heyecanını normal karşılamalıyız.

BAY ÇİFO : (Heyecanla sahneye girer. Kafasından çıkardığı kovayı evin önüne bırakır.) Sana teşekkür ederim Bay Güneş. Eğer derdimi sen de anlatamasaydın neredeyse o armudu bütün olarak yutacaktım. (Nazlı çiçeğe döner.) İşte beklediğim an. Bu yıl da buradasın. Hala yaşıyorsun… Bu sabah ne yapacağım biliyor musun Bay Güneş? Kahvaltı masamı dışarı alacağım, tam buraya koyacağım ve nazlı çiçeğimi seyrede seyrede kahvaltımı yapacağım.

GÜNEŞ : Harika fikir Bay Çifo.

BAY ÇİFO : (Kahvaltı masasını almak için eve yönelir.)

MİNTİ : (Evin camında görünür.) Nereye Bay Çifo?

BAY ÇİFO : Kahvaltı masamı almaya gidiyorum. (Eve girer.)

MİNTİ : Yaşasın kahvaltı vakti. Karnım da zil çalıyor.

DÜŞÜK GAGA : Bay Çifo nereye gitti?

MİNTİ : Kahvaltı masasını almaya gitti.

GÜNEŞ : Bay Çifo kahvaltısını nazlı çiçeği seyrederek yapmaya karar verdi.

DÜŞÜK GAGA : Bay Çifo tam bir keyif adamı. Aslında keyif adamı deyince benim büyük babam…

Oyunun Gereksinimleri;

Oyuncu sayısı : 6 (Bay Çifo, Uzaylı, Yardımcı, 6 kukla için en az 3 kuklacı)

Dekor : Bay Çifonun yaşadığı kukla evi, kuklalacıların arkasında hareket edebilecekleri biçimde tasarlanmış evin devam eden bahçe duvarı ve arkasında fon, içinden sahneye giriş yapılabilecek şekilde tasarlanmış uzay gemisi, Düşük Gaga’nın yaşadığı ağaç arkasında kukla oynatıcının durabileceği şekilde tasarlanmalıdır.

Işık : Oyunun açılışında eşsiz çiçeğe düşen nokta ışık ve güneşin göründüğünde sahnenin aydınlanması ve oyun sonunda güneşin ayrıldığında ışığın değişmesi ışık ile ilgili kritik gereksinimler. Bunun dışında oyun boyunca her şey aynı günün içinde olacak.

Müzik :Yönetmen tercihi ile canlı müzik de yapılabilir.

Bu Yazıyı Paylaşın

12 Yorum to “UZAYDAN GELEN - Çocuk Oyunu”

  1. BURCU KELEŞOĞLU AYDEMİR diyor ki:

    SEVGİLİ NEDİM

    SİTEYİ İLK AÇTIĞIMDA KİM OLDUĞUNU ANLAYAMAMIŞTIM. SONRA PIRASA’YI VE UZAYDAN GELEN’İ GÖRÜNCE ANLADIM Kİ SEN MAVİ BALONDAKİ NEDİMSİN… ÇOK SEVİNDİM GERÇEKTEN…

    BEN UÜO’DAN BURCUK (BURCU KELEŞOĞLU). BURCULARDAN KÜÇÜK OLANI

    ADAPAZARINDA BİR JAPON FİRMASINDA ÇALIŞIYORUM. ÖNÜMÜZDEKİ AY ÇEVRE AYI… ŞİRKET ÇALIŞANLARININ ÇOCUKLARINA VE KARDEŞ İLKOKULUMUZA UZAYDAN GELEN OYUNUN OYNANMASI İÇİN GÖRÜŞMEK İSTİYORUM.
    BENİ ARARSAN ÇOK SEVİNİRİM.
    TEL. 0532 549 22 70
    0264 295 25 18

  2. çağla diyor ki:

    slm nedim öğretmenim siteye bir kaç kere girdim yorum yazmadım ama şimdi yazdım hamlet purovalarında resimlere oynadıklarınıza baktım çok güzel iple çektiğim hamlet gösterisinin kazasız belasız bitmesi dileğiyle

  3. Işık Karlı diyor ki:

    Bugün bu oyunu oynadık. Çok güzeldi ve çok alkış aldık.

  4. Erman Akyüz diyor ki:

    bence oyun çok rezil

  5. Erman Akyüz diyor ki:

    nedim hocam çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook özürdilerim .süpppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppppperdi.

  6. Erman Akyüz diyor ki:

    nedim hocam çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook özürdilerim .süpppppppppppppppppppppppppppppperdi.

  7. Erman Akyüz diyor ki:

    özür özür dilerim

  8. Erman Akyüz diyor ki:

    istemeden elim kaydı

  9. Erman Akyüz diyor ki:

    lütfen beni affedin

  10. Erman Akyüz diyor ki:

    kuzenimle şakalaşırken oldu

  11. Işık Karlı diyor ki:

    Nedim Hocam:
    Erman benim kuzenim.Benimle aklı sıra şakalaşıyordu.O gün eve gelince yorumumuz varmı diye bilgseyarı açtım.Ve Erman kalk kalk dedi.Ben kalkmayınca yorum yazdığımı gördü.Geçenlerde de böyle bir şey yapmak istedi. Ben teyzemi çağırınca yapamadı.Oyundan gelince “ben de yazıcağım” dedi. Ben “ne yazacaksın Erman “dediğinde oyun süperdi yazıcağım dedi.Sonra işte rezil yorumunu yazdı.Ben engel olmaya çalıştım.Ama yapamadım.Çoktan yorum sitede yayınlanmıştı.Hemen teyzwmi çağırdım. Teyzem Erman’a çok kızdı. Sizden özür diledi ama şu anda vicdanı sızlıyor.AFFEDİN

  12. Işık Karlı diyor ki:

    Nedim Hocam:
    Erman benim kuzenim.Benimle aklı sıra şakalaşıyordu.O gün eve gelince yorumumuz varmı diye bilgseyarı açtım.Ve Erman kalk kalk dedi.Ben kalkmayınca yorum yazdığımı gördü.Geçenlerde de böyle bir şey yapmak istedi. Ben teyzemi çağırınca yapamadı.Oyundan gelince “ben de yazıcağım” dedi. Ben “ne yazacaksın Erman “dediğinde oyun süperdi yazıcağım dedi.Sonra işte rezil yorumunu yazdı.Ben engel olmaya çalıştım.Ama yapamadım.Çoktan yorum sitede yayınlanmıştı.Hemen teyzemi çağırdım. Teyzem Erman’a çok kızdı. Sizden özür diledi ama şu anda vicdanı sızlıyor.AFFEDİN

Yorum Ekle

XHTML: Kullanabileceğiniz taglar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>



Takvim

Ocak 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    Şubat »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Kapat
E-posta ile paylaş